Adana'daki Başkent Üniversitesi Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görevli Uzman Dr. Galib Baıramovı, erkek çocuklarda görülen hipospadias hastalığı konusunda önemli bilgiler verdi. Hipospadias, idrar deliğinin normal yerinin altında konumlanması durumunu ifade eder. Bu durum, yaklaşık her 250-300 erkek doğumunda bir kez görünmektedir. Hipospadiasın sebebi genellikle bilinmemekle birlikte, genetik ve çevresel faktörlerin etkili olabileceği belirtilmektedir. Ailelerdeki benzer vakaların görülmesi, bu durumun sıklığını artırabilir.
Baıramovı, hipospadiasın en belirgin belirtisinin idrar deliğinin normal yerinden daha aşağıda olması olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra, bazı çocuklarda penisin eğrilmesi veya yarım sünnet görünümünün de görülebileceğini ifade etti. Ailelerin bu durumu fark etmeleri durumunda, çocuklarının idrarını yaparken karşıya değil ayaklarına doğru yapmaları gerektiğini vurguladı.
Hipospadias hastalığının tedavisinde sünnetin önemine dikkat çeken Uzman Dr. Baıramovı, ailelerin bu konuyu göz ardı etmemesi gerektiğini kaydetti. Ameliyat sırasında, eksik olan idrar kanalını oluşturmak için çocuğun kendi sünnet derisinin kullanıldığı belirtildi. Eğer çocuk daha önce sünnet edilmişse, bu durum ameliyatı zorlaştırabilir ve en değerli dokunun kaybedilmesine neden olabilir.
Baıramovı, hipospadias tedavisinin cerrahi olduğunu ve ilaçla ya da kendiliğinden düzelme şansının olmadığını belirtti. Tedavi sürecinde, idrar deliğini doğru yere taşımak, varsa eğriliği düzeltmek ve estetik görünüm sağlamak amaçlanmaktadır. Ameliyatın en uygun zamanı, bebeğin 6-18 ay arasında olduğu dönemdir. Bu süreçte, çocuğun gelişimi ve psikolojik durumu göz önünde bulundurulmalıdır.
Ameliyat sonrası süreç hakkında da bilgi veren Baıramovı, genellikle birkaç gün içerisinde çocukların normal hayatlarına dönebildiklerini ifade etti. Bu dönemde kullanılan küçük sonda, idrarın yeni kanaldan rahat geçmesini sağlamakta ve çocuklar kısa sürede iyileşmektedir.
Dr. Baıramovı, bebeklerin genital bölgesinin doğumda dikkatli bir şekilde kontrol edilmesi gerektiğini, tedavi edilmediğinde çeşitli sorunların ortaya çıkabileceğini vurguladı. Özellikle okul çağında ayakta idrar yapamama durumu sosyal hayatı olumsuz etkileyebilir. Ailelerin bu durumu 'büyüyünce geçer' düşüncesiyle ertelememeleri, uzmana danışmaları gerektiğini belirtti.
