Artan Saldırılar ve Tehditler
Açıklamada, avukatlara yönelik tehdit, darp ve öldürme olaylarının sistematik bir sorun haline geldiği ifade edildi. Altuntaş, "Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama meselesidir. Avukatlar öldürülüyor, tehdit ediliyor, susturulmak isteniyor. Çoğu zaman devlet bu saldırılar karşısında yalnızca seyirci kalıyor" dedi. Bu durum, avukatların mesleki faaliyetlerini gerçekleştirmelerini zorlaştırıyor.Uluslararası Sözleşmeye Vurgu
Açıklamada, Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme"ye de değinildi. Bu sözleşmenin, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesini insan hakları ihlali olarak kabul eden ilk uluslararası metin olduğu hatırlatıldı. Devletlerin, avukatları koruma ve saldırıları etkin bir şekilde soruşturma yükümlülüğü taşıdığı ifade edildi.Türkiye'nin Sözleşmeye Katılımı
Altuntaş, Türkiye'nin henüz bu sözleşmeye taraf olmadığını belirterek, "Avukatların adliye koridorlarında darp edildiği, bürolarında vurulduğu bir ülkede bu sözleşmeyi imzalamamak, savunmanın öncelik olmadığını söylemek anlamına gelir" şeklinde konuştu.Sonuç ve Talepler
Açıklamanın sonunda, Türkiye’nin sözleşmeyi derhal imzalaması ve iç hukuka aktarması çağrısında bulunuldu. Avukatların, ayrıcalık değil güvenli koşullarda görev yapmak istedikleri vurgulandı. Adıyaman Barosu, savunmaya yönelik her türlü saldırıya karşı durduklarını belirterek, yaşamını yitiren meslektaşları için rahmet, ailelerine ve hukuk camiasına başsağlığı diledi.