Aile içi şiddet, toplumda önemli bir sorun olarak öne çıkarken, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Batık Vural, bu konuya dikkat çekmek amacıyla açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Vural, şiddetin iki ana türü olduğunu belirterek, "Durumsal şiddet ve karakterolojik şiddet olarak adlandırılan bu türler, farklı dinamiklere sahiptir" dedi. Durumsal şiddetin genellikle öfke kontrol eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden Vural, bu tür şiddeti yaşayan kişilerin sıklıkla pişmanlık duyduğunu ve değişim için çaba sarf ettiğini vurguladı. Bu durumda olan bireylerin, hem bireysel hem de çift terapisi ile şiddetten kurtulma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu söyledi.
Karakterolojik Şiddet ve Özellikleri
Karakterolojik şiddetin ise daha derin psikolojik sorunlardan kaynaklandığını belirten Doç. Dr. Vural, bu şiddet türünün şiddetin yaklaşık %20'sini oluşturduğunu belirtti. John Gottman'ın karakterleri "kobralar" ve "pitbullar" olarak ikiye ayırdığına değinen Vural, kobraların antisosyal özellikler taşıdığını ve duygusal istismarda bulunduğunu ifade etti. Kobralar, istedikleri her şeye sahip olmayı kendilerine hak gördükleri için eşlerine karşı şiddet uygulayabiliyorlar. Buna karşın pitbullar, şiddeti genellikle aile üyeleriyle sınırlandırarak eşlerine odaklanıyorlar. Vural, pitbulların duygusal bağımlılığının yüksek olduğunu ve terk edilme korkusunun onları daha da tehlikeli hale getirdiğini açıkladı.
Şiddetin Ortadan Kaldırılması Zor
Doç. Dr. Vural, karakterolojik şiddetin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün görünmediğini dile getirdi. Bireysel terapilerin bu tür şiddeti ortadan kaldırmada etkili olmadığını, çift terapilerinin ise zarar verebileceğini kaydetti. Mağdurların güvenli bir şekilde bu durumu adlandırabilmesi ve güvenli kaçış planı yapabilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Şiddet gören bireylerin, terk kararını vermelerinin bir süreç olduğunu belirten Vural, öncelikle kendi ve çocuklarının güvenliği için planlamalar yapmaları gerektiğini söyledi. Ayrıca, ekonomik güvence sağlamak için de çeşitli planlara ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.
Son olarak, Doç. Dr. Vural, durumsal şiddeti önlemeye yönelik müdahalelerin karakterolojik şiddetin önlenmesinde yetersiz olduğunu belirterek, şiddet faillerinin engellenmesine yönelik politikaların geliştirilmesinin önemine değindi. Ülkede mağdurların uzun süreli korunmasına ve güvenli kaçış politikalarına ihtiyaç olduğunu ifade etti. Karakterolojik ve durumsal şiddetin evlilik öncesinde de görülebileceğini belirten Vural, çiftlerin evlilik öncesinde danışmanlık almasının ve psikoeğitim programlarına katılmasının farkındalıklarını artırabileceğini açıkladı.
