Almanya’da 2000 ile 2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi hedef alan, aynı zamanda en az iki bombalı saldırı düzenleyen ve 15 banka soygunu gerçekleştiren Nasyonal Sosyalist Yeraltı Terör Örgütü (NSU) davasında önemli bir gelişme yaşandı. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde 2013’te başlayan ve 11 Temmuz 2018’de sona eren davada NSU terör örgütüne yardım etmekten mahkum olan Ralf Wohlleben’in 10 yıllık cezasını tamamlayarak, Saksonya-Anhalt eyaletinde bulunan Burg Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden serbest kaldığı bildirildi. Edinilen bilgilere göre, Wohlleben serbest bırakılmasına rağmen gözetim altında kalmaya devam edecek.
Ceza Süreci ve Serbest Bırakılma
Almanya Federal Savcılık Ofisi sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Wohlleben’in 10 yıllık cezasının tamamını çekip serbest bırakıldığı ifade edildi. 51 yaşındaki Wohlleben’in serbest kalmasının ardından, NSU’nun gerçekleştirdiği şiddet içerikli suçlarla bağlantılı olarak yalnızca Beate Zschäpe isimli aşırı sağcı sanığın cezaevinde kaldığı bildirildi.
Wohlleben, NSU üyeleri Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos’un 9 göçmen kökenli bireyi öldürmek için kullandığı silahı örgüt için temin etmişti. Serbest bırakılan Wohlleben, NSU terör örgütünün işlediği 9 cinayette kullanılan Ceska 83 tipi silahı sağladığı için 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. 29 Kasım 2011 tarihinden bu yana tutuklu bulunan Wohlleben, 2018’deki mahkeme kararının ardından cezasının üçte ikisini hapiste geçirdiği için denetimli serbestlik kararı ile tahliye edilmişti. Ancak, 2022 yılında görülen davada denetimli serbestlik kapsamından çıkarılmasına karar verilmiş ve bu nedenle 10 yıllık hapis cezasasının kalan 3 yıl 4 aylık kısmını çekmek üzere yeniden hapse girmişti. Wohlleben, 20 Mayıs 2026’da 10 yıllık cezasını tamamlayarak tamamen serbest kalmış olacak.
NSU Terör Örgütü ve Tarihi
NSU terör örgütü, Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi katleden, en az iki bombalı saldırı düzenleyen ve 15 banka soygunu gerçekleştiren bir yapı olarak biliniyor. Terör örgütünün varlığı ve cinayetlerdeki rolü, 4 Kasım 2011 tarihinde ortaya çıkmıştı. NSU üyelerinden Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, intihar ettikleri iddia edilmiştir. Devam eden süreçte, ülkenin son yıllarda karşı karşıya kaldığı en acımasız aşırı sağcı terör ağı belirlenmiştir. Terör örgütünün hayattaki tek üyesi Beate Zschäpe, örgüt arkadaşlarının ölümü üzerine hücre evini ateşe vermiş ve polise teslim olmuştur. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde 2013’te başlayan ve 5 yıldan fazla süren NSU davasında, baş sanık Beate Zschäpe ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, örgüte yardım eden 4 sanık ise 2,5 ile 10 yıl arasında hapis cezası almıştır. Ömür boyu hapse mahkum olan Zschäpe, geçen yıl sonuna doğru aşırı sağcılıktan kurtulma amacıyla yürütülen bir programa başvurmuş ve kabul edilmiştir. Almanya’daki yasalar gereği, ömür boyu hapis cezası alanların durumunun yeniden değerlendirilmesi kapsamında, Zschäpe’nin 15 yıllık cezasını tamamladıktan sonra erken tahliye edilme amacını güttüğü ileri sürülmektedir.
