Amasya'nın tarihi evlerinin surlar üstünde yer aldığını belirten İnşaat Yüksek Mühendisi Mustafa Hatipoğlu, "Bu duvarlar, taşkın debisine göre inşa edilmiştir. Amasya'nın korunmasında bu surların rolü büyüktür. Eğer bu surlar olmasaydı, evlerin korunması mümkün olmazdı. Surlar, taşkın olmadan suyu geçirebiliyor" ifadelerini kullandı.
Belediye Sınırları İçerisinde Tehlike Yok
1984-1989 yılları arasında Amasya Belediye başkanlığı yapmış olan Hatipoğlu, geçmişte taşkınlar yaşanan alanlarda yapılan yatırımlarla nehrin iki yakasında taş duvarların örüldüğünü aktardı. "Belediye sınırları içinde herhangi bir tehlike yok. Ancak Yeşilırmak kıyısında inşa edilen binaların bodrum katlarının mesken olarak kullanılmaması gerekiyor" dedi.
Ev Eşyalarının Kurtarılması
Tarihi Hatuniye Mahallesi’nin 2 bin yıllık surlarının taşkın riskini azalttığını belirten Nurettin Karademir, "Geçmişte Yeşilırmak'ın kıyısındaki duvarlar yoktu ve nehrin taşması sonucunda Sultan II. Bayezid Camii'nin bulunduğu alana kadar sular girmişti. Evdeki eşyalar kayıklarla kurtarılmıştı" şeklinde konuştu.
Yeşilırmak Nehri'nin Debisi
Son dönemdeki aşırı yağışlar nedeniyle Yeşilırmak Nehri’nin debisi 215 metreküpe ulaştı. Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, bu taşkınla birlikte 6 bin dekar arazinin zarar gördüğünü ifade etti. Cebeci, gelecek hafta yağışların azalmasıyla nehirdeki su seviyesinin düşmesini beklediklerini dile getirdi.
Sazlık ve Adacıkların Temizliği
Nehrin Akbilek ve Hacılar Meydanı mahallelerinden geçtiği kısımlarda 7 ay önce sazlık ve adacıkların temizlendiğini hatırlatan Cebeci, "Bugün huzurlu bir şekilde yaşıyorsak bunu sayın valimiz ve Devlet Su İşleri (DSİ) çalışanlarına borçluyuz. O temizlik çalışması yapılmasaydı, Amasya büyük bir su baskını riskiyle karşı karşıya kalabilirdi" diye ekledi.
