Ankara'nın Ulus semtindeki Saatçiler Çarşısı'nda faaliyet gösteren Tuncay Terli, saatçilik mesleğini babasından devralarak sürdürüyor. Çocukluğundan itibaren bu mesleğin içinde yetiştiğini ifade eden Terli, yaklaşık 50 yıldır Ulus'un merkezinde bu geleneği yaşatmaya devam ediyor. Eski ustaların kalmadığını vurgulayan Terli, "Ben de sonlardan biriyim" dedi.
Mesleğin Zorlukları ve Gereklilikleri
Terli, saatçilik mesleğinin sabır, özen ve dikkat gerektirdiğini belirtti. Mamak'taki dükkanında başladığı meslek hayatına, 1980'li yıllardan itibaren Ulus'ta devam ettiğini söyleyen Terli, "Bir saati yapıp çalıştığını gördüğümde huzur buluyorum. Karşımdaki kişinin mutluluğunu görmek ise benim için en büyük motivasyon" dedi.
Unutulmaz Hikayeler
İHA muhabirinin, "Tamir için gelen saatlerde unutamadığınız bir hikaye var mı?" sorusuna Terli, "Babalarından ya da dedelerinden kalma saatler geliyor. Çok enteresan saatler var. Örneğin bir müşteri, Almanya'da yaptırmaya çalıştığı bir saati bana getirdi. İki gün uğraşıp yaptım ve teslim ettiğimde yüzündeki gülümsemeyi görünce büyük keyif aldım" şeklinde yanıtladı.
Çırak Yetiştirme Sorunu
Tuncay Terli, saatçilik mesleğinin en büyük sorunlarından birinin çırak yetişmemesi olduğunu vurguladı. Gençlerin üniversite sonrası iş bulmakta zorlandığını belirten Terli, bu durumun mesleğin geleceğini tehdit ettiğini söyledi. "Saatçilik sabır gerektiren bir meslek. Ancak gençler hızlı gelir beklentisi nedeniyle bu mesleğe ilgi göstermiyor" dedi. Ekonomik şartların ve alım gücünün de meslek üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirdi.
Mesleğin Geleceği
Terli, Bursa'da bir meslek okulunun açıldığını duyduğunu ve benzer eğitim kurumlarının tüm illerde yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Çocukların tercihlerini yönlendirmekte zorlandıklarını ifade eden Terli, kendi oğlunun da spor yapmak istediğini ve saatçiliği tercih etmediğini söyledi.
Tuncay Terli, insanların saat merakının hala devam ettiğini belirterek, her türlü pil değişimi, kayış değişimi ve guguklu saatlerin bakım ve onarımını yaptıklarını ifade etti. "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim. Bizden sonra da yetişen nesil yok" diyerek mesleğin geleceğine dair endişelerini paylaştı.
