Türkiye'de yargı reformu çalışmalarının bir parçası olarak, vatandaşların makul sürede yargılanma hakkını güçlendirmeye yönelik önemli düzenlemeler hayata geçiriliyor. Bu düzenlemelerle yargı süreçlerinde hız, etkinlik ve usul ekonomisinin ön plana çıkması hedefleniyor. Uzun süren davaların önüne geçilmesi amaçlanıyor.
İki Duruşma Arası Süre
Yeni düzenlemeye göre, iki duruşma arasındaki süre kural olarak en fazla 3 ay olarak belirlenmiştir. Mahkemeler, yalnızca zorunlu ve istisnai durumlarda gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla duruşmayı daha ileri bir tarihe erteleyebilecekler. Bu adımla, davaların gereksiz yere uzamasının önüne geçilmesi ve yargılama süreçlerinin daha planlı bir şekilde ilerlemesi amaçlanmaktadır.
Yeni uygulama ile duruşmaların daha kısa aralıklarla yapılması hedeflenirken, hakimlerin dosyadan kopmadan değerlendirme yapabilmesi, delillerin daha sağlıklı bir şekilde ele alınması ve karar süreçlerinin hızlanması bekleniyor.
Düzenlemenin sadece yargılamaların hızlanmasını değil, aynı zamanda adalet hizmetinin kalitesinin artırılmasını da hedeflediği belirtiliyor. Uzun yargılama süreçlerinden kaynaklanan hak kayıplarının azaltılması amaçlanıyor.
E-Duruşma Kapsamı Genişliyor
Yargılamada dijital katılımın kapsamını genişleten yeni düzenleme ile ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla, yani e-duruşma şeklinde yapılabilmesine olanak tanınacak. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan bazı işlemler için imza zorunluluğu bulunuyor. İkrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh gibi işlemler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Yeni düzenleme ile imza zorunluluğu bulunan işlemler dışında, taraf vekillerinin ön inceleme duruşmaları da dahil olmak üzere ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden duruşmalara katılabilmeleri sağlanacak. Bu sayede, fiziksel engeller ya da coğrafi uzaklık nedeniyle mahkemeye erişimde güçlük çeken vatandaşların yargılamalara daha etkin bir şekilde katılması hedefleniyor.
Düzenlemenin, adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkını güçlendirmesi bekleniyor.
Görev ve Yetki Uyuşmazlıklarının Çözümü
Yargıtay’da görev ve yetki nedeniyle bozma işlemlerinin kısıtlanacağı yeni bir sistem de devreye alınacak. Buna göre, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, Yargıtay artık yalnızca "görevsizlik" veya "yetkisizlik" gerekçesiyle bozma kararı veremeyecek.
Bu düzenleme ile görev ve yetki denetiminin istinaf aşamasında tamamlanması amaçlanıyor. Böylece, dosyaların yıllar sonra usule ilişkin gerekçelerle yeniden ilk derece mahkemelerine dönmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu durum, hem vatandaşların zaman kaybını azaltacak hem de yargının iş yükünü hafifletecektir.
Yargı reformu ile birlikte, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir bir adalet sisteminin oluşturulması ve vatandaşların adalete olan güveninin güçlendirilmesi amaçlanıyor.