ASO 32 No’lu Taşocakçılığı Sanayi Meslek Komitesi ile Ankara Ticaret Odası'nın 30 No’lu Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Meslek Komitesi iş birliğiyle “ASO-ATO Maden Zirvesi: Sektör Buluşması” gerçekleştirildi. Bu toplantıda, madencilik sektörüne yönelik kamu politikaları, güncel düzenlemeler ve uygulamalar hakkında detaylı planlar tartışıldı. Sektörde faaliyet gösteren işletmelerin karşılaştığı sorunlar ve izin süreçleri gibi konular da görüşüldü. ASO Başkanı Ardıç, maden ve doğal taş sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik önemine değinerek, sürdürülebilir büyüme için politika yapıcılar ve sanayi arasındaki koordinasyonun artırılmasının önemini vurguladı. ATO Başkanı Gürsel Baran ise Türkiye’nin madencilik sektörünün ekonomiye 2025 itibarıyla 6,2 milyar dolar katkı sağlayacağını belirtti.
Madencilik ve Yenilikçi Yaklaşımlar
Ardıç, Türkiye'nin yer altı kaynaklarının önemine dikkat çekerek, madenciliğin artık sadece yer altı kaynaklarının üretime kazandırılmasıyla sınırlı olmadığını ifade etti. Enerji dönüşümü ve yüksek teknoloji gibi unsurların madenciliğin stratejik önemini artırdığını belirten Ardıç, veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının da bu durumu etkilediğini söyledi. 2040’a kadar bakır, nikel ve kobalt talebinin arttığına dikkat çekti.
Rekabet ve Çevresel Faktörler
Ardıç, madencilikte rekabetin sadece rezervlerle sınırlı olmadığını, çevre performansı ve iş sağlığı güvenliği gibi unsurların da önemli olduğunu vurguladı. Avrupa pazarının yerli üretim ve geri dönüşüm hedefleri doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Türkiye’nin bor rezervlerinin dünya genelinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Ardıç, bu rezervlerin çeşitli sanayi alanlarında potansiyel kaynağı olduğunu söyledi.
Türkiye'nin Zengin Kaynakları
ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin yer altı kaynakları bakımından avantajlı bir konumda olduğunu belirtti. Ülkemizde ticareti yapılan maden türlerinin büyük bir kısmının aktif olarak üretim ve ticareti gerçekleştiriliyor. Türkiye, bor, mermer, feldspat gibi birçok stratejik madende dünya ölçeğinde güçlü bir konumda. Madencilik sektörü, 2025 yılı itibarıyla 6,2 milyar dolar ihracat hedefliyor. Bu sektörün ekonomik büyüklüğünün 500 milyar lira seviyesine ulaştığı ifade ediliyor. Türkiye’nin yer altı kaynaklarının potansiyeli, sektörün geleceği açısından önemli bir fırsat sunuyor.