Ankara'da yaşayan Süreyya Altıntaş, Gençlerbirliği'ne olan bağlılığını yıllar boyunca sürdürdü. Henüz 15 yaşındayken kırmızı-siyahlı takımı desteklemeye başlayan Altıntaş, bu süre zarfında takımını her koşulda yalnız bırakmadı. Gençlerbirliği sevgisinin kendisi için tarif edilemeyecek kadar büyük bir duygu olduğunu belirten Altıntaş, çocukluk yıllarında başlayan bu tutkunun zamanla derin bir aşka dönüştüğünü ifade etti. Takımın başarılarıyla mutlu olurken, zor dönemlerinde ise üzüntü yaşadığını dile getiren Altıntaş, Gençlerbirliği’nin hayatında çok özel bir yer edindiğini vurguladı. Ömrü boyunca bu renklere sadık kaldığını söyleyen Altıntaş, 15 yaşından beri takımı desteklemeye devam edeceğini aktardı.
Maçlara Gizlice Gidiyordum
Gençlerbirliği sevgisinin çocukluğundan beri var olduğunu söyleyen Altıntaş, "Küçüklüğümüzde 19 Mayıs Stadı’nda maçlara gidiyorduk. Gençlerbirliği’nin renkleri beni cezbetti ve bu yüzden maçlarına daha fazla gitmeye başladım. Babamdan gizlice maçlara gidiyordum. O zamanlar takım küme düştü ve neredeyse kaybolmak üzereydik. Bu günleri hatırlamak bile zor. 1981-1982 sezonunda yeniden yükseldiğimizde, o sene ben gücüm yettiğince deplasman dahil olmak üzere üç arkadaşımla birlikte maçlara gitmeye başladım. Gençlerbirliği, benim için Cumhuriyet’i simgeler. Atatürk’ün emriyle kurulmuş bir takımdır, fakat kulübe yeterli destek sağlanmıyor" diye konuştu.
Ailem ve Gençlerbirliği
Yaşına rağmen neredeyse her maça katıldığını ifade eden Altıntaş, "Ailem bu tutkumla ilgili hiç itiraz etmedi. Ailem bir tarafa, Gençlerbirliği bir tarafa. Çocuklarımı geride bıraktım, deplasmana maça gittim. Kızlarım da Gençlerbirliği’ni tutuyor. Maç izlerken kendimi kaybediyorum. Sesimin yettiği kadar tezahürat yapıyorum ama gırtlak kanseriyim. Valencia maçı benim için unutulmazdı. O günkü kalabalık ve izdiham görülmemişti. Taraftarların çoğu dışarıda kaldı. Bizim en büyük eksikliğimiz hedefsiz bir takım olmamız. Gençlerbirliği’nin sevgisi Türkiye'nin dört bir yanında var. Fenerbahçe’yi destekleyenler gibi Gençlerbirliği’ni sevenler de var. Gençlerbirliği'nin bir geleneği vardır. Eskiden taraftarlar maçlara kravatla gelirdi. Fair Play’i kaybetmemek önemlidir. Ankara’ya gelen takımlar Gençlerbirliği’ni yenseler bile taraftarlarımız onları alkışlasın. Bugün Türkiye’de en çok Fair Play ödülü alan taraftar da Gençlerbirliği taraftarıdır ve bunu 8 kez kazanmıştır" şeklinde konuştu.
Gençlerbirliği’nin Geleceği
Ankara takımlarının Süper Lig’de şampiyon olmasını dileyen Altıntaş, "Ankara başarıya aç bir şehir. Dünyada şampiyon olamamış tek başkent Ankara’dır ama nasıl yapacağımızı bilemiyorum. Gençlerbirliği’nin kendi yağında kavrulacak şekilde yeniden ayağa kalkması gerekiyor. Fakat kimseye ihtiyaç duymadan, kendi başına yönetilmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti yaşadığı sürece bu kulüp var olmaya devam edecek. Bu kulüp küllerinden doğdu, yine doğacaktır. Bu kulübe hiçbir şey olmaz. Elimizden geldiği kadar tribünlerde yerimizi alacağız" dedi.