Yerebakan, Türkiye Basın Federasyonu'nun "Anadolu Sohbetleri" programında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Sağlık Politikaları Başkanlığı'nın kurulma gerekçesini açıklarken, toplumla istişare mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye'nin sağlık alanında dünya standartlarına yakın bir seviyede olduğunu ifade eden Yerebakan, sağlık yatırımlarının zamanında yapıldığını belirtti.
Göreve geldiği ilk günden itibaren sağlık hukuku ve sağlık etik yasalarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Yerebakan, ayrıca 235 bin hekim olduğunu ve tıp fakültelerinden mezun olmayı bekleyen 125 bin kişinin bulunduğunu aktardı. Yerebakan, Türkiye'deki doktor sayısının önümüzdeki 6 yıl içerisinde 350 bin olacağını ifade etti. Hastanelerde yılda OECD ortalamasının üç katı kadar hastanın tedavi hizmeti aldığını belirten Yerebakan, "Aile hekimliğini güçlendiren sistemlerin uygulanması gerekiyor" yorumunu yaptı.
Koruyucu sağlık hizmetlerine yeterince önem verilip verilmediği sorusuna yanıt veren Yerebakan, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemekte zorlandığını ve bu durumun insanları geride bıraktığını dile getirdi.
Yerebakan, Sağlıklı Hayat Merkezleri'ne vatandaşları davet ederek, burada sunulan hizmetlerin önemini vurguladı. Bu merkezlerde diyetisyen ve psikolog gibi uzmanların bulunduğunu belirten Yerebakan, erken tanının da önem taşıdığını ifade etti.
Mikroplastiklerin üreme sağlığını etkilediğine dikkat çeken Yerebakan, çevresel toksinlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı. Plastiğin hormonal bozukluklara yol açtığına dair kanıtların bulunduğunu belirten Yerebakan, çevre bilincinin artırılması gerektiğini ifade etti.
Yurt dışında çalışan doktorların geri dönmesi için yapılan çalışmalara da değinen Yerebakan, Türkiye'nin artık kenara itilmiş bir ülke olmadığını, uluslararası toplumla entegre bir ülke konumuna geldiğini söyledi. Doktorların yurt dışında çalışmak istemesinin çeşitli nedenleri olabileceğini belirten Yerebakan, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu doktor sayısına ancak 2026-2028 yıllarında ulaşabileceğini öngördüğünü ifade etti.
