Güler, toplantıda yaptığı açıklamada, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile ilgili uzun zamandır hazırlık yaptıklarını vurguladı. Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın katkılarıyla hazırlanan 29 maddelik teklifi Meclis Başkanlığına sunduklarını ifade etti. Güler, bu yasanın, toprakların verimliliğini korumak ve mülkiyet sorunlarını çözüme kavuşturmak için önemli bir reform olduğunu söyledi.
Ayrıca, vatandaşlar ile devlet arasındaki kadastro ve tapu sorunlarını hukuki belirlilik çerçevesinde çözmeyi amaçladıklarını belirten Güler, yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vermek için mülkiyeti nizalı olan taşınmazların tapularının geçerli sayılacağını ve vatandaşlara iade edileceğini ifade etti. Bu kapsamda, orman alanlarının ağaçlandırılması için de saha tahsislerinin yapılacağına dair önerilerde bulunduklarını ekledi.
Güler, bu stratejik adımlarla, mevcut davaların engellenerek yargının yükünün hafifletileceğini ve devletin maliyetlerinden kurtulacağını söyledi. Gıda güvenliğinin önemine de dikkat çeken Güler, toprak güvenliğinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı. Gıda arz güvenliğinin tehdit altında olduğunu ve tarım arazilerinin koruma altına alınması gerektiğini belirtti. Özellikle hobi bahçeleri gibi uygulamaların tarım arazilerini tehdit ettiğini belirten Güler, bu durumla ilgili Tarım Bakanlığı'nın ciddi bir mücadele verdiğini ifade etti.
Güler, ayrıca tarımsal amaç dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklayacaklarını ve izinsiz yapılan inşaatlara karşı idari para cezaları getireceklerini açıkladı. Bu yasanın ihlaline karşı uygulanan cezanın her ay tekrarlanacağını belirtti. Alkollü içki üreticilerine yönelik düzenlemelere de değinen Güler, bu üreticilerin etkinliklerde isim ve logolarını kullanmalarını yasakladıklarını, bunun gençlerin sağlığını korumak adına önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Güler, alkollü içki reklamlarıyla ilgili yasakların, toplumun gençlerini koruma amacını taşıdığını vurguladı. Ayrıca, İBB davasıyla ilgili olarak, davanın geçmişteki siyasi davalarla eş tutulmaması gerektiğini ve yargı sürecinin açık ve şeffaf şekilde işlemesi gerektiğini belirtti. Güler, iddianamede yer alan delillere dikkat çekerek, bu delillerin yanıtlanması gerektiğini ifade etti.
Son olarak, Türkiye'nin savunma sanayiine dair açıklamalarda bulunan Güler, çelik kubbe mimarisinin birçok tehdit unsuru karşısında üst düzey bir savunma sistemi sunduğunu belirtti. Türkiye'nin savunma alanındaki üretim kapasitesinin arttığını vurgulayarak, ülkenin güvenliğinin emin ellerde olduğunu ifade etti.
