Ankara Ticaret Odası'nın 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin yatırım açısından güçlü bir vizyon sergilediğini ifade ederek, vergi oranlarında yapılacak makul ve dengeli bir iyileştirmenin hem işletmelerin öz kaynaklarını güçlendireceğini hem de yatırım iştahını artırarak kayıtlı ekonomiyi teşvik edeceğini dile getirdi.
Küresel gerilimlerin etkileri
Baran, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengelerini olumsuz etkilediğini vurguladı. Bu durumun küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu belirten Baran, belirsizliklerin yeni bir norm haline geldiğini kaydetti. Özellikle İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilimlerin küresel ölçekte önemli etkileri olduğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı'ndaki durum
Gürsel Baran, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin tedarik zincirlerinde kırılganlık yarattığını belirterek, "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerji, gübre fiyatları, lojistik ve sigorta maliyetleri gibi birçok alanda etkili olan bu dar hat, küresel enflasyonu da yükseltiyor. Tüm ülkeler, Hürmüz konusunda bir an önce anlaşma sağlanmasını bekliyor" dedi.
Türkiye'nin yatırım merkezi olma hedefi
Baran, Türkiye’nin ‘Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ ile yatırım açısından güçlü bir vizyon sunduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan programın Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini belirten Baran, ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu ifade etti. İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayanlar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini aktardı. Ayrıca, transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağı müjdesini verdi.
Yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması
Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik 'Tek Durak Büro' uygulamasının önemine değinen Baran, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesinin yatırımcıların ihtiyaç duyduğu konular arasında olduğunu belirtti. Bu düzenlemelerin Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendireceğini kaydetti.
Genç girişimcilere fırsatlar
Baran, girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik teşviklerin, dijital şirket uygulamalarının ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Bu uygulamaların ülkenin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacağını ifade ederek, "Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden her türlü programı destekliyoruz" dedi.
Vergi adaleti ve rekabet
Baran, şirket karlılıklarının zayıfladığını belirterek, KOBİ'lerin vergi yükünü üstlendiğini ancak yararlanabildikleri indirim ve istisnaların sınırlı olduğunu dile getirdi. Farklı vergi oranlarının mevzuata uyumda zorluk ve vergi adaletsizliği yarattığını vurgulayarak, düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri artıracağını belirtti.
Baran, 'Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı' ile birlikte ülke içindeki işletmeler için vergi düzenlemesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Vergide adalet ve rekabet için kurumlar vergisinin tek orana indirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, İrlanda modelinin başarılı örneklerinden biri olduğunu belirterek, İrlanda'nın yüzde 12,5 vergi oranıyla Avrupa'da en çok yatırım çeken ülkelerden biri olduğunu vurguladı. Baran, vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirmenin işletmelerin öz kaynaklarını güçlendireceğini, yatırım iştahını artıracağını ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edeceğini sözlerine ekledi.
