Bakan Bayraktar, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nin açılışına katıldı. ‘Yarının Güvencesi Rüzgarın Enerjisi’ sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye’nin rüzgar enerjisi hedefleri ve 2035 perspektifi üzerinde duruldu. Yeni türbin teknolojileri, tedarik zinciri dönüşümü, yerli üretimin rüzgar enerjisindeki önemi, izin süreçleri, finansman modelleri, şebeke altyapısı ve dijitalleşme konuları da gündeme geldi.
Programda bir konuşma yapan Bakan Bayraktar, enerji alanında tarihi bir dönüşüm sürecinin yaşandığını belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki enerji krizinin küresel piyasalara etkilerinden bahseden Bayraktar, enerjiyi çeşitlendirebilen, teknolojiyi geliştiren ve hızlı karar alabilen ülkelerin güçlü olacağını vurguladı.
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji arzında sıkıntı yaşamayan ülkelerden biri olduğunu ifade ederek, "Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, yerli ve yenilenebilir kaynakları maksimum düzeyde değerlendiren bir strateji yürütüyoruz" dedi. Tedarik kaynaklarındaki çeşitliliğin sağlanması ile birlikte, vatandaşların enerjiye kesintisiz erişiminin sağlandığını açıkladı.
Sanayi, ulaştırma ve tarım gibi sektörlerde elektrik kullanımının arttığını belirten Bayraktar, "2035 yılında yollarımızda 6 ila 8 milyon elektrikli aracın olacağını öngörüyoruz" dedi. Ayrıca, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle elektrik talebinin artacağına da dikkat çekti.
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kurulu gücünün Avrupa’da ilk 5, dünyada ise ilk 11 ülke arasında yer aldığını belirtti. Rüzgar enerjisinin 2005 yılından bu yana büyük bir gelişim gösterdiğini, güneş enerjisi alanında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti.
Yenilenebilir enerji yatırımlarında YEKA modelinin başarılı sonuçlar verdiğini vurgulayan Bayraktar, 2026 yılının rüzgar enerjisi açısından stratejik bir dönem olacağını söyledi. Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasının gerçekleştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Son olarak, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini artırmak amacıyla yeni bir enerji mimarisi üzerinde çalıştıklarını ifade eden Bayraktar, bu yeni program ile daha dirençli ve dijitalleşmiş bir enerji altyapısının hedeflendiğini açıkladı.
