Danıştay'ın 158. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen tören, Ankara'daki Danıştay Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve diğer yargı mensupları katıldı. Açılış konuşmasını yapan Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Danıştay'ın 1868 yılında kurulduğunu hatırlatarak, bu kurumun Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçen köklü bir hukuk mirasını temsil ettiğini söyledi. Yiğit, kuruluş yıl dönümünün yalnızca bir kurum için değil, aynı zamanda hukuk devletinin güçlenmesi açısından da önemli olduğunu ifade etti.
Adaletin insanlık tarihi boyunca hak ile batıl mücadelesinin merkezinde yer aldığını belirten Yiğit, Hazreti Mevlana’nın adalet anlayışına atıfta bulunarak, "Türkiye Yüzyılı'nda hukuk devletini her gün daha da güçlendirmekle yükümlüyüz" dedi. Konuşmasında "Adalet mülkün temelidir" sözünün devletin varlığı ile toplumun huzuru arasındaki bağı temsil ettiğini ifade eden Yiğit, hukukun üstünlüğünün korunmasının toplumsal düzen açısından önemine dikkat çekti.
Küresel ölçekte yaşanan krizlerin ve teknolojik dönüşümlerin kadim değerleri etkilediğini dile getiren Yiğit, "Değişmeyen sabit eksen adalettir" ifadesini kullandı. Adaletin yalnızca hukuki güvenliğin değil, aynı zamanda toplumsal barışın da temeli olduğunu vurgulayan Yiğit, adaletin toplumsal bünyede açılan yaraları saran bir kavram olduğunu ifade etti.
Başkan Yiğit, uluslararası hukuk ihlallerine de değinerek, insan haklarının evrensel bildirgesi kapsamında herkesin temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu belirtti. İsrail’in Gazze gibi bölgelerde insan haklarını ihlal ettiğini savunan Yiğit, uluslararası hukuk sisteminin çifte standartlar nedeniyle meşruiyet krizi yaşadığını öne sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Dünya beşten büyüktür" sözlerine atıfta bulunarak, bu ifadeyi küresel hukuk düzeninin demokratikleşmesi için bir çağrı olarak nitelendirdi.
Yargı reformu stratejileri kapsamında önemli gelişmelerin yaşandığını kaydeden Yiğit, "Süreçleri hızlandırırken hukuki güvenlikten ödün verilmemelidir" dedi. Yeni anayasanın toplumu kucaklayan bir "huzur belgesi" olması gerektiğini vurgulayarak, mevcut metnin vesayetçi bir anlayışla kaleme alındığını ifade etti. Türkiye'nin özgür bir ortamda inşa edilmiş bir huzur belgesine ihtiyacı olduğunu belirten Yiğit, yargı yetkisinin Türk milleti adına kullanılması ilkesinin önemine değindi.
Sivil anayasanın milli birlik açısından önemine de dikkat çeken Yiğit, bu anayasanın kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına vurgu yaparak, hakimlerin toplumsal tartışmaların dışında kalması gerektiğini ifade etti. Yargı mensuplarının, tartışmalara zemin oluşturabilecek söylem ve davranışlardan kaçınmaları gerektiğini belirtti.
