Oruç, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, İran ile ABD arasındaki ateşkes anlaşmasından ve İslamabad'da gerçekleşen görüşmelerden beklenen sonucun çıkmadığını hatırlattı. Oruç, "Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında çözülmeyen düğümler var, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi. İç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek, dış müdahalelere zemin hazırlayarak daha büyük zararlar doğurur" dedi. Ayrıca, Kürtler, Farslar, Beluçlar, Azeriler, Türkmenler, kadınlar ve gençlerin hakları için seslerini yükselttiklerinde katledilmemesi ve gözaltına alınmaması gerektiğini vurguladı. Oruç, hakkında idam kararı bulunan muhaliflerin kararlarının kaldırılması gerektiğini ve İran'daki muhalefet liderlerinin serbest bırakılması gerektiğini dile getirdi.
Oruç ayrıca, maden ihalelerine dikkat çekti. 2023 başından 2025 yılı sonuna kadar 2 bin 405 ruhsat sahasının satışa çıkarıldığını belirtti. Giresun'un yüz ölçümünün yüzde 85'inin maden ruhsatı ile talana açıldığını ifade eden Oruç, "86 milyon insanımız şunu bilsin ki, Türkiye'de artık neredeyse maden tehdidinden uzak tek bir karış toprak kalmamıştır. Giresun'dan Şırnak'a, Muğla'dan Varto ve Karlıova'ya kadar birçok yerde yurttaşlar yaşam alanlarını savunuyor. Mehmet Türkmen işçi ölmesin diyor, tutuklanıyor. Esra Işık yaşam alanlarını savunuyor, tutuklanıyor. Başaran Aksu holding talanına yeter diyor, holding emrediyor, Başaran Aksu tutuklanıyor" ifadelerini kullandı.
1 Mayıs İşçi Bayramı'nın eşitlik çağrısı olduğunu kaydeden Oruç, "1 Mayıs, dayanışma ve mücadele günüdür. 8 Mart'ın direnci ve Nevruz'un ruhuyla 1 Mayıs'ta zafere bir adım daha yaklaşacağız. Eş Genel Başkanlar olarak 1 Mayıs alanlarında olacağız. Bütün ezilenleri, kendi sözüyle, kendi rengiyle, kendi bareti ve flamasıyla yan yana durduğu Taksim 1 Mayıs'ında buluşmaya davet ediyoruz. İktidarı Taksim sendromundan kurtulmaya çağırıyoruz. 1 Mayıs'ı işçilere ve ezilenlere açmak toplumsal barış için büyük bir adımdır. Taksim 1 Mayıs'a açılmalıdır" şeklinde konuştu.
