DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıya katılanların dikkatini çekmek amacıyla Romanların gününü kutlayarak konuşmasına başladı. Bakırhan, "Romanların günü de varmış. Bir Roman atasözü aynen şöyledir; ‘Ayakta gömün beni. Bütün hayatım dizlerimin üstünde geçti’ der. Bu söz, Roman olmanın tarihsel yüküne ve eşitsizliklere maruz kalmanın zorluklarını anlatıyor. DEM Parti olarak açık bir şekilde ifade ediyoruz ki, bu ülkenin başta Romanlar olmak üzere hiçbir vatandaşının ikinci sınıf vatandaş olmasını istemiyoruz. Roman halkına yönelik eşitlik taleplerinin bir an önce karşılanmasını bekliyoruz" dedi.
Bakırhan, dünya genelinde enerji kaynakları için kavgaların sürdüğünü, ancak asıl mücadelenin bu kaynakların geçtiği yollar üzerinde verildiğini belirtti. "Kapitalizm tarihi boyunca yaşanan üretim ve tüketim krizleri, insanlığın hayatına olumsuz etkilerde bulunmuştur. Şimdi de dünya genelinde yaşanan dolaşım krizi, yeni bir tehdit oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Enerjinin nereden geçeceği meselesinin bir savaş ve kriz gerekçesi haline geldiğini sözlerine ekledi.
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın savaş döneminde bahsettiği üç önemli çizgiyi de gündeme getirdi. "Birinci çizgi ABD-İsrail çizgisidir. İkinci çizgi, İngiltere’nin oyalayıcı çizgisi, üçüncü çizgi ise demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir. Biz, Orta Doğu’da demokrasi ve ortak yaşamı savunuyoruz. Burası, halkların ve inançların yüzlerce yıl boyunca bir arada yaşadığı bir coğrafyadır" dedi.
Türkiye’nin bu süreçte barış ve demokrasi eksenli bir siyasetle bölge sorunlarına yaklaşması gerektiğini belirten Bakırhan, "Ankara’nın dış müdahalelere karşı tutumunu olumlu buluyoruz. Kürtlerin, kadınların ve farklı inançların haklarının tanınması için İran yönetimine çağrıda bulunabiliriz" dedi. Ayrıca, "Kürtler, yaşadıkları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istiyorlar. Tahran, Bağdat ve Şam, Kürtlerin haklarına saygı gösterirse, bu ülkeler güçlenir" ifadelerini kullandı.
Bakırhan, Türkiye’nin yüzyıllık tarihinin en stratejik dönemlerinden birini yaşadığını ve bu dönemde barış ve demokratik süreçlerin önemli olduğunu vurguladı. "Sürecin geciktirilmesi çözüm karşıtlarını cesaretlendirir. Barış, karşılıklı adımlar gerektiriyor ve bu adımların bir an önce atılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Etik yasası getirilmesi gerektiğini de ifade eden Bakırhan, "Siyasi etik yasası, siyaset ile akçeli işler arasındaki bağı kesmelidir. Bu konuda halkın iradesine dayalı çözümler üretilmelidir" dedi. Ayrıca, "İçişleri Bakanı'nın belirttiğine göre, 31 Mart 2024’ten beri bin 48 belediyede soruşturma açılmıştır. Bu durum, yolsuzlukla mücadele olarak algılanmıyor, siyasi tasfiye olarak değerlendiriliyor" ifadelerinde bulundu.
Sonuç olarak, Bakırhan, Türkiye’de siyasi iklimin normalleşmesi için tüm partilere bir araya gelme çağrısında bulundu. "Geliniz, oyu, sandığı ve popülizmi bir kenara bırakıp, 86 milyonun geleceğini düşünelim" dedi.
