Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 12 Mayıs tarihinde Katar'a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Edinilen bilgilere göre, bu ziyaret sırasında Bakan Fidan, Katarlı yetkililerle önemli görüşmeler yapmayı planlıyor. Ziyaretin ana gündem maddeleri arasında Türkiye-Katar ilişkileri ve bölgesel güvenlik konuları yer alıyor.
Bakan Fidan’ın görüşmelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani'nin başkanlığında 2026 yılında Türkiye'de düzenlenecek Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 12. Toplantısı'nın hazırlıklarına ilişkin bilgi alışverişinde bulunacağı belirtildi. Ayrıca, mart ve nisan ayları içerisinde Katar'a yönelik gerçekleştirilen saldırılara karşı Türkiye'nin dayanışma ve destek mesajını da yinelemesi bekleniyor.
Görüşmelerde, Türkiye’nin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin önemine vurgu yapması öngörülüyor. Bu konuda Bakan Fidan’ın, seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesi için gereken hassasiyeti paylaştığına dikkat çekmesi bekleniyor. Bu durumun, hem bölgesel güvenlik hem de küresel ekonomik istikrar açısından kritik bir öneme sahip olduğu vurgulanacak.
Son gelişmelerin askeri ve savunma alanındaki iş birliğini artırma gerekliliğini ortaya koyduğuna işaret eden Fidan’ın, bağlantısallık alanında yapılacak ortak çabaların bölgesel istikrar açısından stratejik değer taşıdığını ifade etmesi öngörülüyor.
Körfez’deki ihtilafların çözümü de gündemde olacak. Kaynakların aktardığına göre, Bakan Fidan'ın, Körfez'deki ihtilafın kalıcı olarak sona erdirilmesi gerektiğini vurgulaması ve bu doğrultuda yürütülen diplomatik girişimlere dair görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.
Ayrıca, İsrail’in bölgesel istikrarsızlığı artıran faaliyetleri karşısında bölgesel sahiplenme anlayışıyla ortak çabaların güçlendirilmesine de dikkat çekmesi bekleniyor. Görüşmelerde, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki eylemleri nedeniyle ortaya çıkan insani durumun uluslararası toplumun gündeminde tutulmasının önemine vurgu yapılacak.
Bakan Fidan'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin barış çabalarını baltalamaya yönelik politikalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra, Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması gerekliliği de gündeme gelecek. Fidan’ın, bu konunun bölgedeki istikrarsızlığın derinleşmesini önlemek açısından önem taşıdığına dikkat çekmesi öngörülüyor.
