Türkiye'de doğanın korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar, Osmanlı dönemine kadar uzandığı belirtiliyor. Bu bağlamda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin, "Doğal zenginliklerimizi korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz." ifadesini kullandı. İlk olarak Osmanlı Devleti döneminde doğayı koruma adımlarının atıldığını vurgulayan Çokçetin, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet’in ekolojik dengeyi korumak için tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yasak getirdiğini aktardı. Cumhuriyet döneminde ise 1956'da çıkarılan Orman Kanunu ile doğa koruma resmi devlet politikası haline geldi.
Milli Park Sayısı ve Korunan Alanlar
Çokçetin, yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'deki milli park sayısının 50'ye ulaştığını ifade etti. 1958 yılında ilan edilen Yozgat Çamlığı Milli Parkı, ülkemizin ilk korunan alanı olarak kaydedilirken, toplamda 690 korunan alanın bulunduğu belirtildi. Bu alanların toplam yüzölçümünün ise 3,4 milyon hektardan fazla olduğu kaydedildi.
Gelecek Hedefleri ve Ekoturizm
2025 yılına kadar koruma statüsüne kavuşturulan alanlarla ilgili bilgi veren Çokçetin, toplamda 14 yeni alanın koruma statüsüne alınacağını belirtti. Bu adımların, hem doğal mirasın korunmasına hem de ekoturizmin desteklenmesine katkı sunacağı ifade edildi. Çokçetin, iklim değişikliği karşısında Türkiye’nin doğal zenginliklerini korumanın önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, biyolojik çeşitliliği korumak için sürekli çalışacaklarını vurguladı. Günümüzde Türkiye’de 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı ve 32 tabiatı koruma alanı ile birlikte toplam 690 korunan alanın bulunduğu belirtildi.