Memur-Sen, İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmalara dikkat çekmek amacıyla, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önünde bir basın açıklaması düzenleyerek siyah çelenk bıraktı. Eylemde bir araya gelen konfederasyon üyeleri, 'Savaşa hayır' yazılı yelekler giyerek, çeşitli dövizler taşıdılar.
Yalçın, burada yaptığı konuşmada, bırakacakları siyah çelengi sembolik bir jest olarak görmediklerini belirtti. Bu çelengi, karanlık bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyaseti olduğunu ifade etti. "Savaşlar, gerekçelerle başlamıyor; gerekçeler üretilerek başlatılıyor" diyerek, bu düzenin devam ettiğini vurguladı.
Yalçın, coğrafyada can veren her insanın kendilerinden biri olduğunu ifade ederken, karşılarında ABD'nin emperyalist aklı ve İsrail'in siyonist çizgisi olduğunu belirtti. Bu iki gücün, yıkım ve şiddet noktasında kesiştiğini söyledi.
Konuşmasında, dünyanın bu zihniyete karşı birleşmesi gerektiğini de dile getiren Yalçın, "Bu zihniyet, 'Ben yaparım. Çünkü güç bende' diyor. Bu noktada mesele artık yalnızca bir politika değil, insanlık meselesidir" dedi.
Yalçın, çocuğa işkence edebilen bir sistemin yalnızca savaş üretmeyeceğini, aynı zamanda insanlıktan çıkmış bir zihin üreteceğini kaydetti. "Bu aymazlığa, ahlaksızlığa, çirkefliğe isyan ediyoruz. Susarsak bu düzen büyür, sessiz kalırsak bu yöntem kalıcı hale gelir" ifadelerini kullandı.
Yalçın, Ortadoğu'daki savaşın sadece İran'a yönelik bir saldırı olmadığını belirterek, bu saldırıların insanı merkeze almayan bir sistemin devamını temsil ettiğini ifade etti. "Bu bir savaş değil, bir zihniyetin ifşasıdır. Çocukların ölümü sistematik hale getirilmiştir" diyerek, bu durumu eleştirdi.
Konuşmasının ardından Yalçın, konfederasyon üyeleriyle birlikte siyah çelengi, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne bıraktı.
