MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Napolyonculuk hevesine kapılmasının Türk-Fransız ilişkilerine olumsuz etki yapacağını ifade etti. Türkiye’nin dış politika anlayışının barış ve istikrarı öncelediğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye’nin gerilim arayan bir ülke olmadığını belirtti. Kıbrıs Türkü’nün varlık hakkının korunması gerektiğini ifade eden Bahçeli, Ege’deki denge hukukunun ihlal edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Kıbrıs meselesinin yalnızca bir müzakere başlığı olmadığına dikkat çeken Bahçeli, Kıbrıs’ın Türkiye’nin güvenlik derinliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Bahçeli, Kıbrıs’taki toprak alım satımlarının sıradan ticari işlemler olarak görülmemesi gerektiğini ve bu durumun milli güvenlik açısından önemine değindi. "Toprak, kimi zaman egemenlik hakkının belgesi, kimi zaman güvenlik teminatıdır." ifadelerini kullandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını korumak için Türkiye’nin kararlı duruş sergilemesi gerektiğini belirten Bahçeli, Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarların başkalarının onayına bağlanmaması gerektiğini vurguladı. Bahçeli, terörün tasfiye edilmesinin Türkiye’de kalkınma hamlelerinin önündeki engelleri ortadan kaldıracağını ifade etti.
Bahçeli, terörün tasfiye edilmesi ve güvenliğin kalıcı olarak sağlanması durumunda Türkiye’nin kalkınma yolunda önemli mesafeler alacağını aktardı. Türk milliyetçiliğinin, karanlığı aşan kudretli bir şuur olduğunu belirten Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin tarihsel sorumluluğunun arkasında duracağını da ifade etti. "Terörsüz Türkiye" hedefinin önemine dikkat çekti.
Bahçeli, İran-ABD-İsrail geriliminin Türkiye’nin güvenliğini etkileyebileceğini ve dış politikayla iç politikanın birbiriyle bağlantılı olduğunu vurguladı. "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte." diyen Bahçeli, bu durumun tarımsal üretimden sanayi girdilerine kadar geniş etkileri olabileceğini belirtti.
Bahçeli, Türkiye’nin geleceğini Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın idrakine göre değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti. Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin siyasetlerine kapılarını kapattıklarını belirten Bahçeli, herkesin aynı bayrak altında bir arada yaşaması gerektiğini vurguladı. "Terörsüz Türkiye, güvenli bir gelecek demektir." dedi.
Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin önemine vurgu yaparak, bu konuda Türkiye Cumhuriyeti lehine bir mekanizma oluşturulması gerektiğini ifade etti. "Bu süreç, toplumsal onarım ve milli güvenliği gözetmelidir." şeklinde açıklamalarda bulundu.
Cumhur İttifakı’nın yalnızca seçim dönemlerinde değil, her zaman işbirliği içinde olması gerektiğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin iç siyasette ciddiyeti elden bırakmaması gerektiğini de sözlerine ekledi. Millî meselelerin kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamayacağını vurguladı.
