Ankara'da yaşayan H.K., hayalini kurduğu sıfır kilometre Peugeot model aracını 635 bin TL'ye satın aldı. Ancak, aracını teslim aldıktan hemen sonra yaptırdığı hasar tespitinde, aracın kaputunun boyalı olduğu ve diğer kusurların tespit edildiği ortaya çıktı. H.K., bayiden bu durumun düzeltilmesini talep etti. Ancak bayinin taleplerine karşı kayıtsız kalması üzerine, H.K. tüketici mahkemesine başvurdu. Mahkemeye başvuran tüketici, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması durumunda ise ödediği bedelin yasal faizi ile birlikte geri verilmesini istedi.
Bayinin Savunması
Otomobil bayisi ise, H.K.'nın aracı kontrol ederek teslim aldığını, aracın teslimat sürecinde herhangi bir sorun yaşanmadığını savundu. Bayi, aracın mikron değerlerinin standartlarda olduğunu ve dolayısıyla misli ile değişim talebinin haksız olduğunu öne sürdü. Tüketici Mahkemesi, tarafların dinlenmesinin ardından, aracın satılmadan önce hasar gördüğünün tespit edilmesi üzerine, bu durumu esaslı bir ayıp olarak değerlendirdi.
Mahkeme Kararı
Mahkeme, tüketicinin sıfır kilometre bir araç alırken beklediği faydayı bu haliyle elde edemeyeceğini ve dolayısıyla misli ile değişim talebinin kabul edilmesi gerektiğine yönelik bir karar verdi. Karara karşı bayi avukatı, süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulundu. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bu itirazı reddetti.
Yargıtay Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temyiz başvurusu üzerine emsal niteliğinde bir karar verdi. Kararda, aracın ayıbının gizli nitelikte olduğu ve kullanıcı hatasına dayanmadığı belirtilerek, davalı tarafın ispat yükünün bulunduğu ifade edildi. Yargıtay, H.K.'nın misli ile değişim talebinin hakaniyete uygun olduğuna hükmetti. Böylece tüketici, mahkeme sürecinden başarılı bir şekilde ayrılmış oldu.