Ankara'da Sınav Kaygısının Öğrenci Başarısına Olumsuz Etkileri Açıklandı

Ankara'da psikolog İrem Güler, sınav kaygısının öğrencilerin akademik performansını olumsuz etkilediğini vurguladı. Kaygı, öğrencilerin bilgilerini etkili bir şekilde kullanmalarını zorlaştırıyor.

Ankara'da Sınav Kaygısının Öğrenci Başarısına Olumsuz Etkileri Açıklandı
Ankara'da psikolog İrem Güler, sınav kaygısının öğrencilerin akademik performansını olumsuz etkilediğini vurguladı. Kaygı, öğrencilerin bilgilerini etkili bir şekilde kullanmalarını zorlaştırıyor.

Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, sınav kaygısının, öğrencilerin sınav öncesinde veya sırasında yaşadığı yoğun endişeden kaynaklandığını belirtti. Bu kaygılar, öğrencilerin sahip oldukları bilgileri etkili bir şekilde kullanmalarını zorlaştırıyor. Güler, "Belirli bir düzeyde heyecan motive edici olabilirken, kaygı yoğunlaştığında dikkat, öğrenme ve performans üzerinde olumsuz etkiler görülmektedir. Öğrenci, hazırlığına rağmen yoğun başarısızlık düşünceleri yaşıyorsa ve sınav anında bildiklerini hatırlamakta zorluk çekiyorsa, burada daha derin bir sınav kaygısından bahsedebiliriz" dedi.

Fiziksel ve Psikolojik Belirtiler

Sınav kaygısının yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda bedensel belirtilerle de kendini gösterdiğini ifade eden Güler, öğrencilerde kalp çarpıntısı, hızlı nefes alma, mide bulantısı, terleme, baş ağrısı, uyku düzensizlikleri ve kas gerginliği gibi fiziksel belirtilerin ortaya çıkabileceğini vurguladı. Bunun yanı sıra, öğrencilerde yoğun endişe, huzursuzluk, başarısızlık korkusu ve çaresizlik hissinin yaygın olduğunu belirten Güler, "Bazı öğrenciler dikkatlerini toplamakta zorlanırken, okuduklarını anlamakta güçlük çekiyor ya da ‘kesin başarısız olacağım’ gibi olumsuz düşüncelere kapılabiliyor. Bu durum zamanla erteleme davranışına, okuldan uzaklaşmaya ya da sosyal geri çekilmeye kadar ilerleyebilir" dedi.

Akademik Performansa Etkisi

Güler, yoğun kaygının öğrencilerin akademik performansını doğrudan etkileyebileceğini vurgulayarak, kaygı anında zihnin önemli bir bölümünün olumsuz düşüncelerle meşgul olduğunu belirtti. Öğrenci sınav sırasında ‘ya yapamazsam’ ya da ‘rezil olacağım’ gibi düşüncelerle başa çıkmaya çalıştığında dikkatinin sınavdan uzaklaşabileceğini ve bu durumun bilgiyi geri çağırmayı, problem çözmeyi ve odaklanmayı zorlaştırdığını belirtti. Özellikle yüksek kaygı düzeyinin dikkat, öğrenme ve bellek süreçleriyle ters bir ilişki içerisinde olduğu biliniyor.

Ailelerin Rolü ve Akran Kıyaslaması

Ailelerin iyi niyetle yaptıkları bazı davranışların, çocuklar üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çeken Güler, sürekli başarı vurgusu yapmanın, çocukların kardeşleri veya arkadaşlarıyla kıyaslanmasının ve sınavın hayatın tek belirleyicisi gibi sunulmasının kaygıyı yükseltebileceğini söyledi. "Bu sınav hayatını belirleyecek" veya "bak arkadaşın kaç net yaptı" gibi ifadeler yoğun baskı oluşturabiliyor. Ailelerin, çocukların gösterdiği emeğe odaklanmasının önemine vurgu yapan Güler, "Çocuğun yalnızca sonucuna değil, gösterdiği emeğe odaklanmak daha koruyucu olabilir" dedi.

Uyku ve Beslenme Düzeni

Sınav döneminde öğrencilerin yaşam düzeninin tamamen ders çalışmaya göre şekillenmemesi gerektiğini belirten Güler, düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin kaygı yönetiminde önemli bir rol oynadığını ifade etti. Güler, "Düzensiz uyku, dikkat dağınıklığı ve stres toleransında azalma ile ilişkili. Ayrıca yoğun kafein tüketimi kaygı belirtilerini artırabilir" dedi. Kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri ve kas gevşetme çalışmalarının kaygıyı azaltmada yardımcı olabileceğine dikkat çekti.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Psikolog İrem Güler, kaygının günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemeye başladığı durumlarda profesyonel destek almanın önemine değindi. "Okula gitmek istememe, yoğun kaçınma davranışları, sık fiziksel yakınmalar, uyku ve iştah sorunları, ağlama nöbetleri veya belirgin performans düşüşü varsa uzman desteği alınmalıdır" dedi. Güler, öğrencinin "artık baş edemiyorum" veya "yardım almak istiyorum" gibi ifadelerinin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.

Kaygı Yönetimi Yöntemleri

Öğrencilerin sınav öncesi kaygılarını azaltmak için günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri yöntemler arasında, düzenli ve verimli çalışma alışkanlıkları geliştirmek, sınav hakkında yeterli bilgiye sahip olmak ve gerçekçi hedefler koymak yer alıyor. Nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları ve dikkat odaklama teknikleri, olumsuz düşüncelerin fark edilmesi ve alternatif düşünceler geliştirilmesi, kaygıyı azaltmada yardımcı olabilecek yöntemler arasında sayılabilir. Sosyal yaşamı tamamen kısıtlamak yerine dengede tutmak da kaygıyı yönetmeye katkı sağlayabilir.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin