Ankara'da Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan, Üniversitelerde Üç Dönem Uygulaması Hakkında Önerilerde Bulundu

Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik analizi yapılmasının önemine vurgu yaptı. Geylan, sistemdeki sorunların giderilmesi gerektiğini belirtti.

Ankara'da Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan, Üniversitelerde Üç Dönem Uygulaması Hakkında Önerilerde Bulundu
Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik analizi yapılmasının önemine vurgu yaptı. Geylan, sistemdeki sorunların giderilmesi gerektiğini belirtti.
Google News'te Abone Ol

Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, üniversitelerde uygulanması planlanan üç dönem sisteminin, öğrencilerin akademik ve mesleki gelişimleri açısından riskler taşıdığını ifade etti. Geylan, "Üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik analizi yapılmasını zorunlu görüyoruz" dedi. Bu bağlamda, mevcut Öğrenci İşleri Bilgi Sistemi (ÖİBS) yazılımlarındaki eksikliklerin, ders alma süreçlerindeki sorunların giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Ders Alma Süreçlerindeki Sorunlar

Geylan, birçok üniversitedeki ders alma kapasitesinin yalnızca akademik kurul kararlarına bağlı olmadığını, aynı zamanda yazılımlardaki kısıtlamaların da etkili olduğunu belirtti. "ÖİBS yazılımlarında yer alan kredi ve AKTS tavanı tanımları, koşullu artırma senaryoları ve esnek kayıt modülleri güncellenmelidir" şeklinde konuştu. Ayrıca ders çakışması, kontenjan yönetimi, şube planlaması ve danışman onayı süreçlerinin veriye dayalı ve sorunsuz bir şekilde işler hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Üç Dönem Modelinin Riskleri

Geylan, Türkiye’de birçok öğrencinin yaz aylarında çalıştığını, staj yaptığını ve farklı programlara katıldığını hatırlatarak, "Üç dönem uygulaması, öğrencilerin iş, staj ve seyahat gibi alanlarda gelişimlerini olumsuz etkileyebilir" dedi. Bu düzenlemenin, ders haftalarının yanı sıra ölçme-değerlendirme süreçleri ve mezuniyet işlemleri gibi birçok katmanı da etkileyebileceğine dikkat çekti.

Yükseköğretimin Ticari Bir Hizmet Olarak Görülmesi

Geylan, yükseköğretimin ticari bir hizmet sektörü gibi ele alınmaması gerektiğini vurguladı. "Yükseköğretim, yılın 12 ayı işletilen bir hizmet sektörü olarak düşünülmemelidir. Kampüslerdeki işletmelerin gelirleri veya azalan öğrenci sayıları üzerinden bir algı yaratmak, toplumsal meşruiyeti zedeler" şeklinde konuştu.

Sonuç olarak, Geylan, yükseköğretimde alınacak her kararın yalnızca süre değil, nitelik, etkililik ve öğrenci refahı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. "Tüm paydaşlarla istişare edilmeden, getirisi ve götürüsü hesaplanmadan, pilot uygulamalarla test edilmeden hiçbir düzenleme hayata geçirilmemelidir" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin