Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla gerçekleştirilen toplantıda, kanser hastalığının önemi ve erken teşhisin gerekliliği üzerinde duruldu. Toplantıya, derneğin Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş'un yanı sıra Genel Sekreter Doç. Dr. Deniz Can Güven ve Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ile Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu da katıldı. Açılış konuşmalarında, kanserle mücadelede halkın bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Kanserle Mücadelede Erken Tanı ve Bilimsel Yaklaşımlar
Prof. Dr. Karadurmuş, dünyada her yıl 20 milyon insanın kanser tanısı aldığını ve Türkiye'de bu sayının 240 bin civarında olduğunu belirtti. Kanserin, ölümlerin yüzde 20’sine yol açtığını kaydeden Karadurmuş, "Bizim mottomuz 'hayat için bilimin izinde' şeklindedir. Bu noktada halkımızdan isteğimiz; pozitif bilime inanarak, erken tanıyı bir an önce yakalamalarıdır" dedi.
Türkiye'deki kanser tedavisinin geçmişe göre daha iyi bir noktaya geldiğini ifade eden Karadurmuş, "1950-2000 yılları arasında bir kişinin kansere bağlı beş yıllık sağ kalım oranı yüzde 59 iken, 2026'da bu oranın yüzde 70'lere ulaşması bekleniyor" bilgisini verdi.
Bitkisel Destekler ve Tedavi Yöntemleri
Bitkisel desteklerin yalnızca takviye olarak kullanılabileceğine dikkat çeken Karadurmuş, "Tedavi amaçlı kullanımlarda tek başına yeterli değildir. Yanlış yönlendirmeler hastaların tedavi süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin" ifadelerini kullandı.
mRNA aşılarının gelecekte kanser tedavisinde önemli bir rol oynayacağını belirten Karadurmuş, bu aşıların kanserin seyrini olumlu yönde etkileyeceğini kaydetti.
Kanserle Mücadelede Toplum Bilinci
Doç. Dr. Deniz Can Güven, kanser tanısının tarama testleri sayesinde daha erken dönemlerde konulabildiğini vurguladı. Tütünle mücadelenin önemine değinen Güven, "Erkeklerde en fazla görülen kanser türü akciğer kanseridir. Bunun yanında prostat ve kolorektal kanserler de dikkat edilmesi gereken önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, çevresel faktörlerin kanser üzerindeki etkilerini vurguladı. "Tüm kanserlerin yüzde 30-50’sinin önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını biliyoruz. Sigara, bu nedenlerin başında gelmektedir" şeklinde konuştu.
Bilimsel Olmayan Yöntemlere Dikkat
Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, bilimsel olmayan tedavi yöntemlerinin hastaların yaşam sürelerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Tamamlayıcı tedavilerin bilimsel yöntemlerle desteklenmesi gerektiğini ifade eden İmamoğlu, "Alternatif tedaviler yerine bilimsel tedavi yöntemlerinin uygulanması önemlidir" dedi.