Ankara'da Uzman Dr. Serdar Eren, Kadınların %20'sinde, Erkeklerin %8'inde Migren Görüldüğünü Belirtti

Ankara'da yapılan açıklamalara göre, kadınların yüzde 20'sinde, erkeklerin ise yüzde 8'inde migren hastalığı görülüyor. Bu durum, genellikle ergenlik döneminde başlıyor ve çoğu hastada 30 yaşından önce ortaya çıkıyor.

Ankara'da Uzman Dr. Serdar Eren, Kadınların %20'sinde, Erkeklerin %8'inde Migren Görüldüğünü Belirtti
Ankara'da yapılan açıklamalara göre, kadınların yüzde 20'sinde, erkeklerin ise yüzde 8'inde migren hastalığı görülüyor. Bu durum, genellikle ergenlik döneminde başlıyor ve çoğu hastada 30 yaşından önce ortaya çıkıyor.
Google News'te Abone Ol

Migren, yalnızca baş ağrısı olarak tanımlanamaz; günlük yaşamı ve sosyal hayatı etkileyen yaygın bir nörolojik rahatsızlık olarak dikkat çekiyor. Uzun süreli ataklarla kendini gösteren migren, bulantı, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Doğru tanı ve tedavi ile migrenin kontrol altına alınması önemli.

Dünya genelinde yaklaşık yüzde 15'lik bir nüfusun migren hastası olduğu ifade ediliyor. Uzm. Dr. Serdar Eren, bu rahatsızlığın kadınlarda daha yaygın olduğunu ve çocukluk döneminde başlayabilse de genelde ergenlikte ortaya çıktığını belirtti. Özellikle 30 yaş öncesi migren görülme oranı oldukça yüksek.

Uzman, kadınlarda menopoz sonrası hormon seviyelerinin azalması ile birlikte migren ataklarının sıklığının genellikle azaldığını da dile getirdi. Ayrıca çocukluk döneminde araç tutması, baş dönmesi ve tekrarlayan karın ağrısı yaşayanların ileriki yaşlarda migren açısından risk taşıdığına dikkat çekti.

Migren ataklarının süresi genellikle 4 ila 72 saat arasında değişiyor. Atak sırasında en sık gözlemlenen belirtiler arasında tek taraflı baş ağrısı, zonklayıcı ağrı, bulantı ve aşırı hassasiyetin bulunduğunu ifade eden Eren, bu belirtilerin hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğini vurguladı.

Migrenin tetikleyicileri kişiden kişiye değişiklik gösteriyor. Uzm. Dr. Eren, en yaygın tetikleyicilerin arasında eski peynirler, sakatatlar, deniz ürünleri, turunçgiller, kafeinli içecekler, uyku düzensizliği ve stresin bulunduğunu söyledi.

Migren tanısı, hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve nörolojik muayene ile konuluyor. Gerekli durumlarda MR ve BT gibi görüntüleme yöntemlerine başvuruluyor.

Migren tedavisi ise kişiye özel olarak planlanıyor. Atak sırasında basit ve kombine ağrı kesiciler ile migrene özgü ilaçlar kullanılıyor. Ayrıca botoks uygulaması, sinir blokajı ve akupunktur gibi yöntemlerin de bazı hastalarda fayda sağladığı belirtiliyor.

Son yıllarda migren tedavisinde önemli yenilikler yaşanıyor. Migren aşısı olarak bilinen tedaviler, beyindeki ağrı reseptörlerini bloke ediyor ve ayda bir kez uygulanıyor. Bunun yanı sıra yeni ilaçlar, hem atak tedavisinde hem de önleyici tedavide kullanılabiliyor.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin