Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, son günlerde sosyal medya üzerinden büyükbaş hayvancılık işletmelerindeki bruselloz ve sığır tüberkülozu hastalıkları hakkında yapılan paylaşımların yanlış algılara yol açtığını ifade etti. Eroğlu, bu hastalıkların Türkiye’de ulusal kontrol programları çerçevesinde uzun yıllardır mücadele edilen ve tazminatlı hastalıklar arasında yer aldığını belirtti.
Hastalık tespit edilen hayvanların sürüden çıkarıldığını ve gerekli karantina tedbirlerinin alındığını aktaran Eroğlu, "Hastalık tespit edilen hayvanlar, diğer hayvanlara bulaşmaması için sürüden çıkarılmakta ve gerekli karantina tedbirleri uygulanmaktadır. Ayrıca, devlet tarafından yetiştiricilerin ekonomik kayıplarını azaltmak amacıyla tazminat ödenmektedir. Bu nedenle, bir işletmede hastalık tespit edilmesi, kontrol sisteminin işlemediğini değil, aksine etkin gözetim sayesinde hastalığın erken dönemde belirlenerek gerekli önlemlerin alındığını göstermektedir" dedi.
Aşılama ve Çiğ Süt Üretimi
Eroğlu, çiğ süt arzının yalnızca ‘Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası’na sahip işletmeler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye’de mevcut mevzuat gereği, çiğ süt arzının güvenliğini sağlamak amacıyla sadece sertifikaya sahip ve hijyen koşullarını sağlayan işletmelerin ürünleri tüketiciye ulaştırıldığını belirtti. Diğer süt üretim işletmeleri, sütlerini doğrudan tüketiciye satamadığını, bunun yerine süt toplama merkezlerine göndermekte olduğunu ifade etti. Bu tesislerde, sütlerin pastörizasyon gibi işlemlerden geçirilerek halk sağlığı açısından güvenli hale getirildiği vurgulandı.
Aşıların Etkinliği
Eroğlu, bruselloz ile mücadelede aşılamanın dünya genelinde kabul gören bir kontrol yöntemi olduğunu belirtti. Sığırlarda bruselloz kontrolünde kullanılan iki temel aşı olan Brucella abortus S19 ve RB51'in farklı ülkelerde ulusal mücadele programlarının bir parçası olduğunu açıkladı. S19 aşısının uzun süreli koruyuculuk sağladığını ifade eden Eroğlu, bununla birlikte yanlış pozitif sonuçlara neden olabileceğini de ekledi. RB51 aşısının ise doğal enfeksiyonlarla karşılaşan hayvanlarda serolojik yorum güçlükleri ortaya çıkarabileceğini vurguladı.
Aynı zamanda, Türkiye’deki bruselloz aşılarının Tarım ve Orman Bakanlığı Enstitüleri ile özel sektör tarafından üretildiğini hatırlatan Eroğlu, bu aşıların uluslararası standartlara uygun olduğunu ve kalite kontrol süreçlerinden geçirildikten sonra kullanıldığını belirtti. Eroğlu, "Başarılı mücadele için aşılama, sürü yönetimi, biyogüvenlik önlemleri ve düzenli sürveyans gibi uygulamaların bir arada yürütülmesi gerektiği unutulmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Son olarak Eroğlu, veteriner hekimlerin hayvan sağlığı, zoonotik hastalıkların kontrolü ve güvenilir gıda üretiminde önemli bir role sahip olduğunu vurgulayarak, Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak kamuoyuna bilgilendirmelerde bulunmaya devam edeceklerini açıkladı.