Hakan Şehri, Ankara'da 13 yıldır antikacılık yapıyor. 2. Dünya Savaşı'ndan kalan eserleri toplayarak dükkanında sergileyen Şehri, bu eserlerin tarihsel olarak değer taşıdığını belirtiyor. Antikacılığın bir tutku olduğunu ifade eden Şehri, bu işten maddi kazanç beklemediğini, antikacılığın kendine özgü bir dünya olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda, yeni başlayan antikacılara sabırlı olmalarını öneriyor.
Antikacılık ve Merak
Antikacılığa merakla başlayan Şehri, 13 yıl boyunca bu alanda kendini geliştirdiğini aktarıyor. "Burası olduğu gibi başka şubelerimiz de var. Avrupa ve Türkiye’den antikalar toplayarak, bu eserleri antika meraklılarına tanıtıyoruz" diyor. Antikaların, insanın içinde var olan bir tutku olduğunu ifade eden Şehri, zamanla daha fazla bilgi edinmenin önemini vurguluyor. Topladıkları eserlerle dükkan açtıklarını ve başarılı olduklarını düşünüyor.
Antikacılıkta Bilgi ve Gelişim
Şehri, Türkiye'de antikacılığın yeni gelişmeye başladığını ve insanların finansal olarak rahatladıkça bu işe ilginin arttığını belirtiyor. Antikacılıkta bilgi edinmenin ve gelişmenin şart olduğunu ifade eden Şehri, Avrupa’daki koleksiyoncularla iletişim kurarak kendilerini geliştirdiklerini vurguluyor. Türkiye'nin antikacılık konusunda Avrupa'nın gerisinde kaldığını, halkın geçmişe yeterince değer vermediğini düşünüyor.
Hayaller ve Gelecek
Antikacılığın bir tutku olduğunu ve bu işi yapanların hayallerinin sınırsız olduğunu söyleyen Şehri, Türkiye'de büyük koleksiyonerlerin ortaya çıkmaya başladığını belirtiyor. Antika işine gönül vermek isteyenlerin öncelikle deneyim kazanmaları gerektiğine dikkat çekiyor. Antikacılık, insanı mutlu eden bir süreç olarak tanımlanıyor; özellikle nadir eserleri bulmanın mutluluğu vurgulanıyor.