Myra Antik Tiyatrosu’ndaki restorasyon süreci, bölgenin tarihi ve kültürel önemini artırmayı hedefliyor. Çalışmaların başında yer alan Prof. Dr. Nevzat Çevik, tiyatronun mimari özelliklerine de dikkat çekerek, bu yapının 11 bin kişilik kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Çevik, "Bu tiyatro bölgenin en büyük tiyatrosu ve saf Roma tiyatrosu özellikleri taşıyor. Antik yapının orijinal mimari elemanlarının günümüze ulaşmış olması, bu yapının korunması açısından büyük bir avantaj" dedi.
Restorasyon Süreci ve Hedefler
Çevik, yürütülen kazılar sırasında çok sayıda orijinal malzeme, arşitravlar, lentolar ve başlıklar gibi unsurların gün yüzüne çıkarıldığını belirtti. Bu malzemeleri yeniden yerine koymanın amaçları arasında olduğunu vurguladı. Ayrıca, restorasyonun yalnızca görsel bir çalışma olmadığını, koruma amaçlı bir çalışma olduğunu da sözlerine ekledi. Restorasyonun tamamlanmasının ardından tiyatronun büyük ölçüde ayakta kalması bekleniyor.
Anadolu’nun Pompei’si Myra
Myra’nın alüvyonlarla örtülmesi sayesinde iyi bir şekilde korunduğunu belirten Çevik, "Bastığımız zemin ile antik kentin en derin noktası arasında 9,5 metre kod farkı var. Bu durum, bölgedeki tarihi kalıntıların korunmasına katkı sağlıyor" şeklinde konuştu. Kazıların belirli sınırlar içinde yürütülmek zorunda olduğunu vurgulayan Çevik, gelecekte bu alanda yapılacak kazılarla büyük bir bilgi rezervinin ortaya çıkacağını düşündüğünü ifade etti.
Andriake Liman Kenti Çalışmaları
Andriake Liman Kenti’ndeki çalışmalara da değinen Çevik, burada 16 yıldır aralıksız kazı yürütüldüğünü belirtti. Hadrian dönemine ait granaryumun, Likya Uygarlıkları Müzesi’ne dönüştürüldüğünü hatırlatan Çevik, müze binasının önemli bir eser olduğunu, revizyon çalışmalarının sona yaklaştığını açıkladı. Müzenin yeni teşhir düzeni ile kısa süre içinde yeniden ziyarete açılması planlanıyor.
Kazılarda Elde Edilen Buluntular
Kazılarda ortaya çıkan küçük buluntuların önemi hakkında da bilgi veren Çevik, bu sezondaki eserlerin müzeye teslim edildiğini ve yaklaşık 170 eserin müze envanterine girdiğini ifade etti. Günlük yaşamı yansıtan seramikler, cam eşyalar ve kadın süs eşyaları gibi buluntular, Myra’nın tarihine ışık tutmaktadır. Kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında sürdüğü belirtilmektedir.