Kepez Belediyesi, Antalya Bilim Merkezi'nde "Sınav Kaygısı" konulu bir söyleşi düzenleyerek öğrencilerin ve ailelerin bu önemli konu hakkında bilgi edinmesini sağladı. Söyleşiye katılan Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) Müdürü Prof. Dr. Tuğba Sarı, sınav kaygısının temelinde yatan korku duygusunu ve bunun insan doğasındaki yerini anlattı. Moderatörlüğünü Av. Ayşe Evrim Zeybek Akçay'ın yaptığı etkinlikte, katılımcılar deneyimlerini paylaştı ve sorularını yöneltti. Kaygının tamamen olumsuz bir durum olmadığını belirten Prof. Dr. Sarı, orta düzeyde yaşanan kaygının bireyin performansını artırabileceğini ifade etti.
Fiziksel ve zihinsel etkiler
Söyleşide, kontrol edilemeyen ve aşırı düzeye ulaşan kaygının öğrencilerde çeşitli fiziksel ve zihinsel sorunlara neden olabileceği vurgulandı. Nefes darlığı, donma hissi, odaklanma güçlüğü ve performans düşüklüğü gibi belirtiler, sınav kaygısının etkileri arasında gösterildi. Öğrencilerin sınavı "hayatın tek belirleyicisi" olarak algılamalarının kaygıyı artırdığını dile getiren uzmanlar, bu durumun başarısızlık ve değersizlik düşüncelerini tetiklediğini belirtti. Sınavın önemli bir süreç olduğu ancak hayatın tek belirleyicisi olmadığına dikkat çekildi.
Ailelerin Rolü
Ailelerin çocuklarının kaygı düzeyinde büyük bir etkiye sahip olduğu, iyi niyetle yapılan baskı ve aşırı beklentinin olumsuz sonuçlara yol açabileceği ifade edildi. Çocuklarla kurulan iletişimde sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşımın önemine vurgu yapıldı. Ailelerin çocuklarının ilgi ve yeteneklerini dikkate alarak yönlendirme yapmalarının gerektiği, tek bir meslek veya hedefe zorlamanın baskı oluşturabileceği belirtildi. Sağlıklı iletişimin ve ortak karar alma süreçlerinin kaygıyı azaltmada etkili olabileceği dile getirildi. Program, sınav sürecinin bireysel değil, öğrenci, aile ve eğitimcilerin iş birliği gerektiren bir süreç olduğu vurgusuyla sona erdi.
