Antalya'da bahar mevsiminin başlaması, doğada bir canlanma meydana getirirken bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Özellikle çocuklarda görülen bahar alerjileri, erken tedavi edilmediğinde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Eser Akkuş, aileleri bu konuda uyararak dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.
Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir
Doğanın uyanmasıyla birlikte havada uçuşan polenlerin, çocuklarda alerjik reaksiyonları tetiklediğini ifade eden Akkuş, "Her yıl bahar aylarında çocuk polikliniklerinde alerjik rinit (saman nezlesi) ve alerjik astım vakalarında belirgin bir artış gözlemleniyor. Baharda ağaç ve çimen polenleri yoğunlaştığında çocuklarda ardı ardına hapşırma nöbetleri, berrak burun akıntısı, burun ve göz kaşıntısı gibi belirtiler sıklıkla görülüyor. Bahar, birçok aile için keyifli bir dönem olsa da, polen alerjisi yaşayan çocuklar için zorlu geçebilir. Bu dönemde havada milyonlarca polen tanesi dolaşırken, alerjik bünyeye sahip çocuklar için bahar ayları zorlayıcı bir süreç haline gelir. Her yıl mart ayından itibaren çocuk polikliniklerine başvuran alerjik rinit ve astım vakalarında önemli bir artış görülmektedir" şeklinde konuştu.
Belirtiler hafife alınmamalı
Ardışık hapşırma nöbetleri, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde kaşıntı, kuru öksürük ve nefes darlığı gibi belirtilerin en sık görülenler arasında olduğunu belirten Akkuş, "Erken tanı ve doğru korunma yöntemleriyle çocukların bahar aylarını daha keyifli geçirebilmeleri mümkün. Ailelerin çocuklarında bahar belirtileri fark ettiğinde 'geçer' diye beklememesi, bir çocuk hastalıkları uzmanına başvurması gereklidir. Çünkü tedavi edilmeyen alerjik rinit, çocuklarda astım gelişimine zemin hazırlayabilir. Ailesinde alerji öyküsü olan, astım hastalığı bulunan veya atopik bünyeye sahip çocuklar risk grubundadır" dedi.
Ailelere 7 pratik korunma önerisi
Akkuş, "Polenlerin en yoğun olduğu sabah erken saatleri ve akşamüstü dışarı çıkma sürelerini kısıtlayın" diyerek, eve geldikten sonra çocuğun kıyafetlerini değiştirmesini, saçını ve yüzünü yıkamasını önerdi. Ayrıca ev ve araç pencerelerinin kapalı tutulması, gerekirse hava temizleyici veya polen filtreli klima kullanılması gerektiğini vurguladı. Çocukların gözlük takmasının ve dışarıda maske kullanmasının teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Nevresim ve çarşafların sık yıkanması, halı ve peluş oyuncakların azaltılması gerektiğini belirten Akkuş, belirtiler başladığında vakit kaybetmeden çocuk hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti. Doktor önerisiyle antihistaminik damla veya spreyler ile burun kortizon spreyleri gibi tedavilerin erken dönemde başlanabileceğini belirtti. Gerekli görüldüğünde alerji aşısının (immünoterapi) uzun vadeli çözüm sunduğunu söyledi.
Beslenme büyük rol oynuyor
Akkuş, vücuttaki iltihabı azaltan anti-enflamatuar beslenme yaklaşımının bağışıklık sistemini dengeleyerek hapşırma, burun akıntısı ve astım ataklarını hafifletebileceğini belirtti. Özellikle omega-3 yağ asitleri açısından zengin balık, ceviz ve keten tohumunun yanı sıra C vitamini yüksek taze meyve ve sebzelerin tüketilmesinin faydalı olduğunu ifade etti. Ayrıca işlenmiş gıdalar, şeker ve kızartmaların inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebileceğine dikkat çekti. Çocuklarda bahar alerjisinde sağlıklı ve dengeli beslenmenin sadece semptomları baskılamakla kalmayıp, bağışıklık sistemini güçlendirerek uzun vadede daha dirençli bir bünye oluşmasına da katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
