Çocuklarda egzamanın en rahatsız edici belirtisi olan kaşıntı, özellikle geceleri artarak, uyku düzenini bozmakta ve huzursuzluğa neden olmaktadır. Uzman Aliyeva, atopik dermatitin çocuklarda genellikle bebeklik döneminde yanaklarda görülen kızarıklık, kuruluk ve pullanma ile başladığını belirtti. Zamanla hastalık, saçlı deri, kulak arkası, boyun ve gövdeye yayılabilir. Çocukluk döneminde ise ağız çevresi, göz çevresi, dirsek ve diz arkaları gibi cilt kıvrımlarında daha sık görülmektedir. Ergenlik döneminde ise eller ve göz kapakları da etkilenebilir. Hastalığın belirtileri dalgalı bir seyir izler ve zaman zaman alevlenme gösterir.
Alerji Testinin Önemi
Aliyeva, atopik dermatit tanısının genellikle hastanın öyküsü ve dermatolojik muayene ile konulduğunu ifade etti. Küçük çocuklarda uygun tedaviye rağmen düzelmeyen atopik dermatit varlığında, besin alerjileri açısından değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı. Besin alerjilerine en sık neden olan maddeler arasında inek sütü, yumurta, buğday ve kuruyemişler bulunmaktadır. Yaş ilerledikçe, ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve polen gibi solunum yoluyla alınan alerjenlerin etkisi artmaktadır. Alerji testlerinin hastanın şikayetleri ve klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, doktor önerisi olmadan besinlerin diyetten çıkarılmasının doğru olmadığına dikkat çekildi.
Doğru Cilt Bakımı Yöntemleri
Tedavide doğru cilt bakımının önemine vurgu yapan Aliyeva, atopik dermatit tedavisinin temelinin tetikleyici faktörlerin kontrol altına alınması ve düzenli cilt bakımı olduğunu ifade etti. Cildin düzenli nemlendirilmesi, uygun banyo alışkanlıklarının kazandırılması ve cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Alevlenme dönemlerinde doktorun önerdiği tedavilerle belirtiler kontrol altına alınabilmektedir. Ayrıca enfeksiyonlardan korunma, stresin azalması ve hasta ile ailenin bilgilendirilmesi tedavi sürecinin başarısını artırmaktadır. Doğru ve düzenli takip ile atopik dermatit büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileştirilebilir.