Antalya'da bulunan falezler, hem doğal yapısı hem de biyolojik çeşitliliği ile dikkat çekiyor. Prof. Dr. Dipova, bu falezlerin dünya üzerindeki nadir oluşumlar arasında yer aldığını belirtti. Özellikle, falezlerin tufa kayasından oluşmasının Antalya'ya özgü bir özellik olduğunu ifade eden Dipova, bu yapıların korunmasının yalnızca Antalya değil, tüm dünya için önemli olduğunu söyledi.
Falezlerin Korunması İçin Önlemler Alınmalı
Dipova, Varyant ile Piri Reis Caddesi arasındaki bölgenin korunması gerektiğini vurguladı. Ancak bu alanın sit derecesinin düşürüldüğüne de dikkat çekti. "Bu bölge, doğal niteliği en iyi korunan alanlardan biri" diyen Dipova, bu durumun doğru bir karar olmadığını ifade etti.
Biyolojik Çeşitliliğin Korunması
Falezlerin korunmasının biyolojik çeşitliliği de olumlu etkilediğini aktaran Dipova, burada yaşayan yarasa kolonisi ve Akdeniz foklarının bulunduğunu belirtti. Fokların bu falezlerdeki mağaralarda yaşadığını ve sadece avlanmak için suya çıktığını ifade etti. Bu durum, falezlerin doğal yapısının korunmuş olduğuna dair somut bir kanıt olarak değerlendiriliyor.
Betonlaşmanın Tehditleri
Dipova, falezlerde yapılan eklemelerin doğal yapıyı hızla yok ettiğine dikkat çekti. "Doğa kendini koruyabilmişken, bizim de en yüksek koruma statüsünü sürdürmemiz gerekiyor" dedi. 2024'e kadar hassas alan olarak korunması gereken bu bölgenin ekolojik ve turizm açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
Sürdürülebilir Turizm ve Koruma
Prof. Dr. Dipova, sürdürülebilir turizmin ancak doğanın korunmasıyla mümkün olabileceğini ifade ederek, Antalya'nın doğu kesimindeki falezlerin merdivenler ve otel yapılarıyla kaplandığını belirtti. Bu durumun doğal görüntüyü ortadan kaldırdığını ve Antalya'nın değerini kaybetmesine neden olacağını söyledi.