Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, 11 ili etkileyip büyük yıkımlara sebep oldu. Bu trajik olay sonrasında, Kayseri'den yola çıkan sağlık ekipleri, depremin ilk saatlerinde bölgeye ulaşarak yaşadıkları anları paylaştı. Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "6 Şubat gecesi Türkiye’yi sarsan ve 11 ili etkileyen bir deprem yaşandı. Kayseri de bu iller arasında yer aldı. Depremin ilk anlarından itibaren acil sağlık hizmetleri çalışanları olarak görev yerimize gitmek için hareket ettik. Önce ailemizi güvenli yerlere emanet etmemiz gerekiyordu, bu süreç zorlu geçti. Eşim de sağlık çalışanı, 3 çocuğumuzu güvenli bir yere teslim ettikten sonra İl Ambulans Servisi Başhekimliği'ne hareket ettim. Ekipler kurulduktan sonra 4 sedyeli ambulansla Kahramanmaraş’a doğru yola çıktık. Özellikle Kayseri çıkışları, Pınarbaşı, Sarız ve Göksun çıkışlarında yoğun bir tipi vardı. Saat 09.45 itibarıyla Kahramanmaraş merkeze giriş yaptık. Gerçekten yaşadığımız afet, daha önceki depremlerden çok farklıydı, enkaz sayısı oldukça fazlaydı. İlk gün kaç vakaya müdahale ettiğimizi hatırlayamıyorum ama birçok vaka psikolojik olarak yıkım bıraktı. Üniversite hastanesi öğlen yaşanan büyük depremden sonra hasar almıştı. Oradaki 33 yenidoğan bebeği ambulanslarla tahliye etmemiz gerekiyordu. Birçoğunun oksijen ihtiyacı vardı ve hava soğuktu. Bu süreçte Kayseri İl Sağlık Müdürümüz Mehmet Erşan ve Sağlık Hizmetleri Başkanımız Figen Gürbeden devreye girdi. Kayseri’deki tüm yenidoğan ambulansları, kuvöz ambulansları Kahramanmaraş’a yönlendirildi. Bebeklerin Kayseri’ye nakli sağlandı. Bu süreç, hastaneden bebeklerin çıkarılması ve gerekli desteklerin sağlanması açısından zorlu bir dönemdi. Her bebek, hafızamda silinmez anılar arasında yer alıyor" dedi.
İkinci Büyük Deprem Anı
UMKE İstasyon Sorumlusu Paramedik Yunus Erol, annesinin kucağındaki bebeği sağlıklı bir şekilde kurtardıklarını, ancak anneyi kurtarma çalışmaları devam ederken 7.6 büyüklüğündeki depreme yakalandıklarını belirtti. Erol, "6 Şubat'ta depreme uyandık, çok ciddi bir sarsıntı olmuştu. Kurumumuzdan haber gelir gelmez hazırlık yaptık. Bu süreçte ailemi komşulara emanet ederek yola çıktım. UMKE’nin amacı, bu tür olaylara hızlı bir şekilde reaksiyon verebilmek. Kahramanmaraş’a 08.20 civarında ulaştık. Şehre girdiğimizde bu kadar yıkıcı bir manzarayla karşılaşmayı beklemiyorduk. İlk müdahalemiz, enkaz altında kalan bir anne ve bebek oldu. Bebek annenin kucağındaydı ve sıkışma yoktu. Bebeği 112 ekiplerine sağlıklı bir şekilde teslim ettik. Annenin kurtarılması uzun sürdü ve bu esnada ikinci büyük deprem meydana geldi. Çalıştığımız alanın yakınında ilk depremde hasar almış bir bina vardı. Orada anneyi bırakıp gidemiyorduk, diğer arama kurtarma ekipleri de çalışıyordu. Şükür ki, anneyi de sağlıklı bir şekilde enkazdan çıkardık ve sağlık ekiplerine teslim ettik" diye konuştu.
Bölgedeki Yıkım ve Görev Bilinci
Acil Tıp Teknisyeni Enes Köse, görev yerine ulaştıklarında karşılaştıkları yıkımı tarif edilemez bulduğunu belirtti. "6 Şubat gecesi eşimle birlikte uyandık. Eşim gebeydi ve SAKOM biriminde görev yapıyordu. Depremin durduğunda bunun sıradan bir sarsıntı olmadığını anladık. Hızla iş kıyafetlerimizi giyerek, bağlı olduğumuz birimle irtibat kurduk. Sağlık müdürümüz ve sağlık hizmetleri başkanımızın talimatıyla 3 kişilik ekip oluşturup Kahramanmaraş’a doğru yola çıktık. Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına rağmen bölgeye en kısa sürede ulaşmaya çalıştık. Şehre girdiğimizde gördüğümüz görüntü, anlatılanların çok ötesindeydi. Kelimelerle tarif edilemeyecek bir yıkım vardı. Enkazlara yöneldik ve zamanla yarıştık. Soğuk, yorgunluk ve uykusuzluk bizim için önemli değildi. Tek amacımız bir cana daha ulaşabilmekti. Ambulansta görev yapan paramedikler ve acil tıp teknisyenleri olarak, hastaya müdahale etmekle kalmayıp en karanlık anlarda hayata dokunabilmeyi amaçlıyoruz. Unutmamak, ders çıkarmak ve her zaman hazırlıklı olmak zorundayız. 112 ve UMKE çalışanları olarak bu tür afetlere her zaman hazırlıklıyız" ifadelerini kullandı.
Hamile Eşinin Durumu
Köse, depremin ardından hamile eşinin Kayseri’de bulunduğunu, kendisinin ise Kahramanmaraş’ta görev yaptığını ifade ederek, "Eşim gebe olmasına rağmen depremin ardından 2 gün görev yaptı. İkinci depremi yaşadığımızda eşim Kayseri’de, ben de Kahramanmaraş’ta görev yapıyordum. Duygusal anlar yaşasak da görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık" dedi.