Avrupa Parlamentosu'nda (AP) gerçekleştirilen genel kurul oturumunda, Orta Doğu'daki krize dair Avrupa Birliği (AB) stratejisi ele alındı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, oturumda yaptığı konuşmada, AB'nin Orta Doğu'daki savaşa ilişkin hedefinin diplomasi yoluyla barış sağlamak olduğunu belirtti. Çatışmanın etkilerinin uzun süre sürebileceğini ifade eden von der Leyen, "Kalıcı barış için İran’ın nükleer ve balistik füze programı da ele alınmalı" dedi.
Von der Leyen, enerji krizine dair değerlendirmelerde bulunarak, AB’nin son dört yıl içinde ikinci bir enerji krizi ile karşı karşıya kaldığını vurguladı. "İthal fosil yakıtlara aşırı bağımlılığımız bizi savunmasız kılıyor" diyen von der Leyen, AB’nin enerji ithalat faturasının son 60 günde 27 milyar eurodan fazla arttığını ifade etti. Çözüm stratejilerinin, yerli ve temiz enerji üretimini artırmak ve nükleer enerji yatırımları olduğunu belirtti.
Oturumda söz alan AP üyeleri, Trump ve Netanyahu'yu İran savaşı nedeniyle eleştirmeyen von der Leyen'e sert tepki gösterdi. İspanyol parlamenter Iratxe Garcia Perez, "İki ay önce Trump ve Netanyahu tarafından İran’a karşı yasa dışı bir savaş başlatıldı. Hızlı bir özgürlük savaşı vaat etmişlerdi, ancak gördüğümüz tek şey yıkım, ölüm ve fanatizm oldu" dedi. Garcia Perez, "Sayın von der Leyen, Avrupa olanları bu şekilde durup izleyemez. Uluslararası hukukun, demokrasinin ve barışın garantörü olmamız gerek" ifadesini kullandı.
Portekizli parlamenter Antonio Tanger Correa, Avrupa’nın enerji ihtiyacının yüzde 5’inin Hürmüz Boğazı’ndan karşılandığını belirterek, petrol fiyatlarındaki küresel artıştan dolayı Avrupa'nın krizde olduğunu ifade etti. Avrupa'da milyonlarca insanın bu krizin etkilerini hissettiğini vurgulayan Correa, "Vatandaşlarımızı koruyacak adımlara ihtiyacımız var" dedi.
Hollandalı parlamenter Bas Eickhout, İran'daki savaştan en çok ABD'li petrol şirketlerinin kazanç sağladığını ve bu durumu eleştirerek, "Bu bizim savaşımız değil ve bedelini biz ödememeliyiz" şeklinde konuştu. Eickhout, Avrupa'nın Orta Doğu’da barış için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Alman parlamenter Martin Schirdewan, Trump ve Netanyahu'nun uluslararası hukuku ihlal ettiğini, Avrupa’nın harekete geçme zamanının geldiğini belirtti. Schirdewan, von der Leyen'den bu konuda net bir duruş sergilemesini beklediklerini ifade etti.
İrlandalı parlamenter Lynn Boylan, "Küresel güvenlik açısından en büyük tehdidi, ABD ve İsrail’in oluşturduğundan şüphe yok" diyerek, AB'nin bu konudaki duruşunu eleştirdi. Boylan, AB’nin enerji krizi konusunda önlem almaması halinde yakıt protestolarının başlayabileceği uyarısında bulundu.
Alman parlamenter Michael von der Schulenburg, AB’nin Orta Doğu'daki güvenilirliğinin kalmadığını ve İsrail ile Ortaklık Anlaşması'nın haklı bir gerekçesi kalmadığını ifade etti.
Portekizli parlamenter Marta Temido, uluslararası hukuk ihlallerinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak, Filistinlilere yönelik ölüm cezası yasası hakkında von der Leyen'den net bir açıklama beklediklerini belirtti.
Belçikalı parlamenter Kathleen van Brempt, AB'nin Orta Doğu'daki duruma kayıtsız kalmaması gerektiğini söyleyerek, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması gerektiğini savundu.
İtalyan parlamenter Nicola Procaccini, AB'nin Orta Doğu'daki rolünü unutmaması gerektiğini ifade etti. Fransız parlamenter Valerie Hayer, Avrupa'nın enerji bağımlılığının sona ermesi için harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.
Polonyalı parlamenter Patryk Jaki, AB Komisyonu Başkanı von der Leyen’in enerji politikalarını eleştirerek, enerji fiyatlarının artışına dikkat çekti. Jaki, Polonya'da kömürün yenilenebilir enerji alternatiflerinden daha ucuz olduğunu söyledi.
