Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, yalnızca Güneybatı Anadolu’da bulunan ve bölgenin simgelerinden biri olan Tülüşah (Aydın Gaşağı) bitkisinin yaşam alanlarının ciddi tehditler altında olduğu bildirildi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından yapılan açıklamada, endemik türlerin ve anıtsal ağaçların korunmasının yasal bir zorunluluk olduğu vurgulandı. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, Tülüşah’ın 1979 yılında bilim dünyasına kazandırıldığını ve Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından Tür Koruma Eylem Planı doğrultusunda koruma altına alındığını belirtti. Ancak bu koruma, sahada etkin bir uygulama anlamına gelmiyor. Son 40 yılda turizm baskısı ve plansız yapılaşma nedeniyle bu bitkinin yaşam alanları hızla daralmış, birçok popülasyon yok olmuştur.
Sürücü, Kuşadası’nın Soğucak Mahallesi güney bölgesinde bulunan önemli bir Tülüşah popülasyonunun villa projeleri nedeniyle büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını ifade etti. "Doğru planlama ile bu bitkiler yapılaşma içerisinde de korunabilirdi" diyen Sürücü, bir yıl önce aynı bölgede imar planında park alanı olarak ayrılan iki parselde Tülüşah bireylerinin tespit edilerek ilgili kurumlara bildirildiğini aktardı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Manisa 4. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, alanların tel örgü ile çevrilmesi, bilgilendirme tabelalarının konulması ve imar planına işlenerek koruma altına alınmasının önerildiği belirtildi. Ancak bu süre zarfında hiçbir somut adım atılmadığını dile getiren Sürücü, "Yaptığımız son gözlemlerde bitkilerin bulunduğu alanlarda hayvan otlatıldığını, gelişigüzel temizlik yapıldığını, koruma sağlanmadan yeni yollar açıldığını ve moloz döküldüğünü tespit ettik. Bu durum açık bir doğa tahribatıdır" diye konuştu.
Tülüşah’ın henüz çiçeklenme dönemine girmediği için fark edilmesinin zor olduğuna dikkat çeken Sürücü, acil olarak koruma çitlerinin yapılması, uyarı levhalarının yerleştirilmesi ve alanın hem fiziksel hem de hukuki olarak güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Sürücü, "Kuşadası’nın simgesi olan bu endemik türü korumak bir tercih değil, yasal ve vicdani bir zorunluluktur. Gerekli önlemler alınmazsa, bu değerin yok oluşuna hep birlikte tanıklık edeceğiz" ifadelerini kullandı.
