Aydın'da Körüklü Çizme Ustası Karpuzcu, 2025 "Yaşayan İnsan Hazinesi" Ödülüne Layık Görüldü.

Aydın'da körüklü çizme ustası Mustafa Karpuzcu, 2025 "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülünü alarak geleneksel sanatın yaşatılmasına katkıda bulundu. Karpuzcu, gençlerin bu mesleğe ilgi göstermediğini belirterek, çırak bulmakta zorlandıklarını ifade etti.

Aydın'da Körüklü Çizme Ustası Karpuzcu, 2025 "Yaşayan İnsan Hazinesi" Ödülüne Layık Görüldü.
Aydın'da körüklü çizme ustası Mustafa Karpuzcu, 2025 "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülünü alarak geleneksel sanatın yaşatılmasına katkıda bulundu. Karpuzcu, gençlerin bu mesleğe ilgi göstermediğini belirterek, çırak bulmakta zorlandıklarını ifade etti.
Google News'te Abone Ol

Aydın'da yaşayan körüklü çizme ustası Mustafa Karpuzcu, geleneksel sanatların korunmasına yönelik çabalarıyla dikkat çekiyor. Osmanlı döneminden beri süregelen bu sanat dalı, özellikle devecilik kültürünün önemli bir parçası olarak biliniyor. Ancak, modern çağın etkisiyle bu geleneksel zanaatın ustaları giderek azalıyor. Karpuzcu, gençlerin mesleğe olan ilgisinin azaldığını ve çoğunluğunun sanayi bölgelerine yöneldiğini belirtiyor. "Gençler sanattan uzaklaşıyor" diyen Karpuzcu, kültürel mirasın yaşatılması için gençlere destek verilmesi gerektiğini vurguladı.

Mustafa Karpuzcu, mesleğini babası Mehmet Karpuzcu’dan öğrendiğini ve aynı geleneği oğlu Mehmet Karpuzcu’ya aktarmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Oğlunun bu işe merak salmasının kendisini çok mutlu ettiğini belirten Karpuzcu, atölyede birlikte çalıştıklarını söyledi. Oğlu Mehmet Karpuzcu, asıl mesleğinin halk oyunları eğitmenliği olduğunu, ancak babasının yaptığı işleri izleyerek bu mesleğe yöneldiğini açıkladı. "Pandemi döneminde ‘Ben de yapabilir miyim?’ diyerek derileri elime aldım ve kendimi geliştirmeye başladım" dedi.

Yakın zamanda kalfalık belgesini alan Mehmet Karpuzcu, ustalık belgesini aldıktan sonra tamamen körüklü çizme yapımına yönelmek istediğini belirtti. Mustafa Karpuzcu’nun "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanıyla taçlanan hikâyesi, sadece bir ustanın başarısı değil, aynı zamanda Anadolu’nun, Aydın’ın ve efe kültürünün geleceğe taşınan güçlü bir mirası olarak öne çıkıyor. Dededen toruna uzanan bu emek yolculuğu, kaybolmaya yüz tutmuş sanatların hala umutla yaşatılabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin