Aydın'da, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü'nün koordinasyonunda gerçekleştirilen "Medya ve Darbeler" panelinde, 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri ele alındı. Panelde köylüler, Adnan Menderes'in idam edildiği yıl, köydeki tüm silahların toplandığını ve insanların tarla veya suya gitmelerine dahi müsaade edilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, köylülerin ekim sırasında yaşadığı zorlukları aktarırken, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" dedi.
Köy halkından Lütfi Küçük ise, "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i idam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa didik didik arayıp toplamışlar" şeklinde konuştu. Bu ifadeler, Menderes'e sahip çıkma çabalarının yanı sıra hemşehrilerine uygulanan baskıları gözler önüne serdi.
Panelin moderatörlüğünü ise Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice'nin de konuşmacı olarak katıldığı panelde, köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile Lütfi Küçük'ün anlattıkları en dikkat çekici konular arasında yer aldı.
Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu ve dış basının yazıları da değerlendirildi. Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminde halkın gösterdiği direnişin, 27 Mayıs 1960 darbesinde neden gösterilemediğine dair sorular da yöneltildi. Demir ve Küçük, o dönemde iletişim araçlarının sınırlı olduğunu ve insanların evlerinden çıkmasına dahi müsaade edilmediğini belirtti. "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu" diyen Demir, Menderes’in hemşerilerinin ona sahip çıktığını ancak dönemin koşullarının bunu engellediğini vurguladı.
