Güney Asya ülkesi Bangladeş'te gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin galibi olan Milliyetçi Parti'nin (BNP) lideri Tarık Rahman için yemin töreni düzenlendi. Tören, geleneksel olarak cumhurbaşkanının resmi konutu Bangabhaban yerine ulusal parlamento binası Jatiya Sangsad Bhaban'da yapıldı. Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin’in başkanlığında gerçekleştirilen bu önemli etkinliğe Rahman ve kabine üyelerinin yanı sıra üst düzey siyasiler, diplomatlar, sivil ve askeri yetkililer de katıldı. Ayrıca, Çin, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerden temsilcilerin de davet edildiği törende, Rahman yemin ederek görevine başlamış oldu.
Rahman ve ekibi, 2024 yılında meydana gelen öğrenci ayaklanması sonucu ülkeden kaçan eski Başbakan Şeyh Hasina'nın ardından 18 ay boyunca ülkeyi yöneten geçici hükümetin yerini alacak. Bu durum, Bangladeş’in siyasi tarihinde önemli bir değişimin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Partisi Güçlü Bir Çoğunluk Elde Etti
Bangladeş Milliyetçi Partisi, 300 sandalyeli parlamentoda 212 sandalye kazanarak güçlü bir çoğunluk elde ederken, 2013’te kaldırılan yasaktan bu yana ilk kez seçime katılan Cemaat-i İslami partisi ise rekor seviyede 68 sandalye kazanmayı başardı. Eski Başbakan Hasina'nın liderliğindeki Avami Birliği’nin ise seçimlere katılma yasağı bulunuyordu.
Geçici Hükümet Dönemi
Bangladeş’te 16 Temmuz 2024 tarihinde, 1971 yılındaki Bağımsızlık Savaşı'na katılanların ailelerine kamu sektöründe kontenjan ayrılması nedeniyle geniş çaplı protestolar başlamıştı. Öğrenci liderleri, hükümete karşı sivil itaatsizlik eylemleri düzenleyerek Başbakan Şeyh Hasina'nın istifasını talep eden binlerce kişiyi sokağa dökmüştü. 5 Ağustos'ta gerçekleşen hükümet karşıtı protestolar sırasında polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşanmış, bu olaylar sonucunda Başbakan Şeyh Hasina istifa ederek Hindistan'a kaçmak zorunda kalmıştı. Hasina'nın bu ani kaçışı sonrasında parlamento feshedilmiş ve kurulan geçici hükümetin başına Nobel Barış Ödülü sahibi Muhammed Yunus getirilmişti. Bangladeş Sağlık Bakanlığı, protestolar sırasında 621’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, Birleşmiş Milletler ise bu sayının yaklaşık bin 400 olduğunu bildirmiştir.