ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş, Orta Doğu’da gerilimi artırırken, bu durum Manisa Ovası’ndaki tarımsal üretimi de olumsuz yönde etkiliyor. Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, son dönemde yaşanan enerji, gübre ve mazot maliyetlerinde yaşanan artışların, üreticiler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Son haftalarda küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmaların, tarımsal girdilerde büyük fiyat artışlarına neden olduğunu vurgulayan Özkasap, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji ve tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Özellikle petrol ve doğal gaz akışında yaşanabilecek aksaklıkların, mazot fiyatlarını artırarak çiftçilerin maliyetlerini olumsuz etkilediğini söyledi.
Gübre Tedarikinde Riskler
Başkan Özkasap, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin gübre tedariğini de etkilediğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin, gübre fiyatlarındaki artışın önemli nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmının bu bölgeden geçtiğini ve tedarik sürecindeki aksaklıkların fiyatları artırdığını dile getirdi. Gübrenin tarımsal verimlilik üzerindeki etkisinin, şartlara göre yüzde 50’ye kadar çıkabildiğini hatırlatan Özkasap, bu durumun üretimde gerilemeye yol açabileceğini vurguladı.
Özkasap, Türkiye’nin doğal gaz, fosfat kayası, potasyum tuzları ve kükürt gibi temel hammaddelerde büyük ölçüde dışa bağımlı olduğunu belirtti. Ayrıca, ara maddelerin de önemli bir bölümünün ithalatla karşılandığını ifade etti. Basra Körfezi’nin dünya enerji üretiminin önemli merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Özkasap, dünya deniz yoluyla yapılan gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin yanı sıra üre gübresinin yüzde 25-35’inin, amonyağın yüzde 25-30’unun ve fosfatlı gübrenin önemli bir kısmının geçtiği kritik bir koridor olduğuna dikkat çekti.
Manisa’nın tarımsal ihracatta önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Özkasap, ilin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 20’sinin tarıma dayalı sanayiden oluştuğunu belirtti. Düşük döviz kuru ile birlikte işçilik, elektrik, ambalaj, navlun ve lojistik maliyetlerindeki artışın, ihracatçı firmaların üretim ve pazarlama giderlerini önemli ölçüde yükselttiğini ifade etti. Bu durumun firmaların dış pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını ve pazar paylarının daralmasına yol açtığını dile getirdi.
Destek ve Planlı Üretim Önerisi
Özkasap, Manisa Ticaret Borsası olarak Tarım Bakanlığı ile birlikte bölgede yaşanan gelişmeleri anlık olarak takip ettiklerini, fiyat hareketliliklerini yakından izlediklerini söyledi. İç ve dış piyasalarda oluşabilecek spekülatif hareketlere karşı gerekli tüm tedbirleri almaya devam ettiklerini belirtti. Cumhurbaskanlığı kararı ile 7 Mart tarihinde ÜRE gübresinde, 3 Nisan 2026 tarihinde azotlu gübreler ile mineral ve kompoze gübrelerde gümrük vergisinin sıfırlandığını hatırlattı. Bunun yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı, gübre stoklarının yeterli olduğunu ve arz güvenliğini tehdit eden bir durum bulunmadığını açıkladı. Ancak, Özkasap, devletin fiyat oluşumuna çiftçi lehine direkt müdahil olmasını beklediklerini dile getirdi. Aksi takdirde bu indirimin etkisinin sadece ithalatçı şirketler için bir avantaja dönüşeceğini belirtti. Sonuç olarak, alım gücü düşük olan çiftçilerin üretimi azaltmaktan başka bir yol bulamayacağını vurguladı. Artan gıda enflasyonu ile birlikte yaş sebze ve meyve fiyatlarında gözle görülür artışlar yaşanırken, bu durum tüketicinin alım gücünü zorlayacak.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gübre stoklarının yeterli olduğu yönündeki açıklamalarının piyasada güven oluşturmadığını ifade eden Özkasap, ilgili kurumların fiyat oluşumuna çiftçi lehine daha etkin müdahil olmaları gerektiğini söyledi. Sanayicilerin maliyet artışlarını gerekçe göstererek gübreye zam yaptığını, buna karşılık çiftçinin alım gücünün giderek düştüğünü belirten Özkasap, bu durumun gübre kullanımını azalttığını ve üretimde gerilemeye yol açtığını ifade etti. Özkasap, "Manisa Ovası, Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri. Bu potansiyelin korunması için üreticinin desteklenmesi şart. Çiftçiye doğrudan gübre desteği sağlanmalı ve dışa bağımlılığı azaltacak adımlar atılmalıdır. Maliyetleri dengeleyecek politikalar hayata geçirilmezse üretimde daralma kaçınılmaz olabilir" dedi.
