Bitlis Merkez Çeltikli Köyü’nde İmece Gelenekleriyle Çeltik Ekimi Gerçekleştiriliyor.

Bitlis Merkez Çeltikli Köyü’nde yüzyıllardır süregelen imece geleneği ile çeltik ekimi başladı. Köylüler, geleneksel yöntemlerle yoğun emek harcayarak bu yıl 100 dönümlük alanda ekim yapıyor.

Bitlis Merkez Çeltikli Köyü’nde İmece Gelenekleriyle Çeltik Ekimi Gerçekleştiriliyor.
Bitlis Merkez Çeltikli Köyü’nde yüzyıllardır süregelen imece geleneği ile çeltik ekimi başladı. Köylüler, geleneksel yöntemlerle yoğun emek harcayarak bu yıl 100 dönümlük alanda ekim yapıyor.

Bitlis merkezine bağlı Çeltikli köyünde, yerel halk, dedelerinden ve babalarından öğrendikleri yöntemlerle çeltik ekimine başladı. Sabahın erken saatlerinde bir araya gelen köylüler, imece usulüyle birbirlerinin tarlalarında çalışarak ekim sürecini gerçekleştiriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte tarlalara inen çiftçiler, teknolojik ekipman kullanmadan, geleneksel yöntemlerle üretim yapmayı tercih ediyor.

Günün ilk ışıklarıyla tarlalarda çalışan köylüler, küreklerle çeltik havuzları oluşturarak ekim hazırlıklarını tamamlıyor. Çeltikli köyü, iklimi ve verimli toprakları sayesinde çeltik üretimi için oldukça uygun bir yapıya sahip. Köylüler, atalarından miras kalan bu tarım kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Ayrıca, yetiştirilen çeltiğin tamamen doğal yöntemlerle üretildiğini belirten köy sakinleri, geleneksel tarımı sürdürmenin gururunu taşıdıklarını ifade ediyor.

Çeltikli köyünde üretilen ve bölge genelinde pazarlanan pirincin, diyabet hastaları tarafından da tüketilebileceği türde olduğu vurgulanıyor. Her yıl mayıs ayının başında başlayan çeltik ekimi, bu yıl havaların geç ısınmasından dolayı yeni başladı ve ay sonuna kadar devam edecek. İyi bir emekle yetiştirilen pirincin hasadı ise eylül ayında yapılacak.

Çeltikli Köyü Muhtarı Ömer Kırşen, hiçbir makine kullanmadan asırlardır aynı yöntemlerle çeltik ekimi yaptıklarını belirterek, “Asırlardır sürdürdüğümüz geleneksel pirinç ekimine başladık. Sabahın erken saatlerinde önce traktörlerin araziyi sürmesi ile başlıyoruz. Sonra tüm köylü imece usulü ile çalışmaya başlıyoruz. Bu pirincin özelliği, nişasta oranının çok düşük olmasıdır. Şeker hastası olan insanlar çok rahat tüketebiliyor. Asırlardır dededen babadan kalma yöntemlerle hiçbir makine kullanmadan ekimimiz devam ediyor. Tamamıyla insan gücüyle yapılan bir sistemdir. Böyle geldi böyle devam edecek inşallah. Yaklaşık 100 dönüm araziden 100 tona yakın pirinç üretiyoruz. Bu pirincin ise özel müşterileri bulunmakta. O şekilde satışa sunuyoruz” dedi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin