Bitlis'te Tarihi Hazo Hanı'nda Öğrenciler Duygusal Bir Sergi Açtı

Bitlis'te Hazo Hanı'nda açılan sergide, iki genç sanatçı, kişisel hikayeleri ve sanatsal anlatımlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekti. Sergi, 4 yıl boyunca hazırlanan eserlerden oluşuyor ve iki gün boyunca açık kalacak. Remziye Öğrü'nün babasıyla ilgili duygusal çalışmalarının yanı sıra, Gülcan Bulut'un 3D yazıcılarla ürettiği eserler de dikkat çekiyor.

Bitlis'te Tarihi Hazo Hanı'nda Öğrenciler Duygusal Bir Sergi Açtı
Bitlis'te Hazo Hanı'nda açılan sergide, iki genç sanatçı, kişisel hikayeleri ve sanatsal anlatımlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekti. Sergi, 4 yıl boyunca hazırlanan eserlerden oluşuyor ve iki gün boyunca açık kalacak. Remziye Öğrü'nün babasıyla ilgili duygusal çalışmalarının yanı sıra, Gülcan Bulut'un 3D yazıcılarla ürettiği eserler de dikkat çekiyor.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü öğrencileri Remziye Öğrü ve Gülcan Bulut, kentin tarihi mekânlarından Hazo Hanı'nda duygusal bir sergi düzenledi. Yaklaşık dört yıl boyunca üzerinde çalıştıkları eserleri sanatseverlerin beğenisine sunan genç sanatçılar, sergileriyle büyük ilgi topladı. İki gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak sergide, öğrencilerin kişisel hikâyeleri ve sanatsal anlatımları öne çıkıyor.

Remziye Öğrü, sergide yer alan eserleriyle, 2 yıl önce kaybettiği babasının hastalık ve vefat sürecini konu alıyor. Öğrü’nün çalışmaları, hüzün, özlem ve hatıralarla dolu. Serginin ilgi çeken bölümlerinden biri, cam bir fanus içerisinde sergilenen kişisel eşyalar. Fanusun içinde, babasının vefatından önce giydiği kıyafetler ve yıllardır kullandığı tespih yer almakta. Ziyaretçilerden tam not alan sergi, sanatın duyguları ifade etmedeki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Remziye Öğrü, sergi hakkında yaptığı açıklamada, "Bu sıra dışı sergimizde kaybettiğim babamı sanata dökmek istedim. Her bir çalışmada farklı duygular ve tebessümler bulunmakta. Ortada bulunan fanusun içinde gördüğünüz eşyalar babamdan bize kalan son mirastır. Yıllar boyunca hiç çıkarmadığı kıyafetleri ve sabır çeken tespihi hala saklıyorum. Toprağın anlamı da benim için çok derin. Topraktan geliyoruz ve toprağa gömülüyoruz" dedi.

Gülcan Bulut ise sergideki çalışmalarında, yağlı boya eserleri ve enstalasyonlar bulunduğunu belirtti. "Bu tarihi mekanla bağdaştırarak anlatmak istedik. Buraya insanlar geldi, el ve ayak izlerini bıraktı. Uzuvlar sadece işlevsel organlar değil, aynı zamanda ifadenin gücüdür. Yaşlanma ve yok oluş temalarını işlerken, bu sürecin anlamını yansıtmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Serginin açılışına Bitlis Belediye Başkan Vekili Necmi Menteş, BEÜ Genel Sekreteri Doç. Dr. Behçet Kocaman, BEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Funda Masdar ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin