Eskişehir’de, 30 yaşındaki Deniz Oktay’ın cesedi, kaybolduktan bir hafta sonra, 22 Nisan 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesine bağlı Kavacık mevkiinde ormanlık alanda bulundu. Polis ekipleri, yapılan araştırmalar sonucunda yanarak hayatını kaybeden kadının, kayıp olarak aranan Deniz Oktay olduğunu belirledi. Bu gelişmenin ardından, Oktay’ın ölümüne dair açılan davanın 3’üncü duruşması Eskişehir Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.
Duruşmada, Oktay’ı öldürmekle suçlanan İdris Gökmen, cesedi yakmakla ilgili olarak ağırlaştırılmış müebbet hapsi istemiyle yargılanıyor. Olay sırasında Oktay’ın yakınları ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Gökmen’in avukatı, "Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Olay tasarlanmadan gelişmiştir" şeklinde açıklamalarda bulundu.
Duruşmada Tanık İfadesi
Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tanık Yusuf İslam Gül, İzmir’de tanıştığı Deniz Oktay ile olay gününden iki gün önce Eskişehir’e geldiğini ve birlikte vakit geçirdiklerini ifade etti. Gül, “Olay günü Deniz, İdris’le buluşmak için evden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alamadım. İki gün boyunca Deniz’den haber almak için kayıp ilanı verdim” dedi. Ayrıca tanık, İdris ile yaptığı görüşmede, Deniz’in kayıp olduğunu belirttiğini aktardı.
Olayın Gelişimi ve Savunmalar
İdris Gökmen’in avukatı, müvekkilinin olayı tasarlamadığını, cinayet suçunun da canavarca bir hisle işlenmediğini savundu. Avukat, "Olay spontane gelişmiştir. Deniz’in ölümünden sonra yakma olayı gerçekleşmiştir" diyerek, olayın gerçekleşme şekli üzerinde durdu. Sanık İdris Gökmen ise duruşmadaki son savunmasında, "Maktul Deniz Oktay bana saldırmasaydı, bunlar yaşanmazdı" şeklinde pişmanlık belirtti.
Dava, sanık müdafisinin esas hakkında savunmasını hazırlaması için 24 Haziran saat 9.30’a ertelenirken, İdris Gökmen’in tutukluluğunun devamına karar verildi.
