Geçtiğimiz yıl Bolu Kartalkaya'da yaşanan yangın faciası, 78 kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştı. Olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, bu trajik olayın nedenleri halen tartışılmaya devam ediyor. Başkan Barut, yangının meydana gelmesinde ihmal, eksiklik ve denetimsizlik gibi faktörlerin belirleyici olduğunu ifade etti. Bu felaketin sıradan bir kaza olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Barut, yaşam hakkının anayasa ile güvence altına alındığını hatırlatırken, devletin bu hakkı koruma yükümlülüğüne dikkat çekti.
Yangının Önlenebilir Olduğu Vurgusu
Başkan Barut, yangının çıkmadan önce gerekli önleyici tedbirlerin alınmadığını belirtti. Grand Kartal Otel yangını, tüm kamuoyunun bildiği üzere felakete dönüşmeden önlenebilir bir olaydı. Bu bağlamda, hukuki sorumluluğun yalnızca yangının çıktığı anla sınırlı olmadığını, aynı zamanda yapı ruhsatı, kullanım izinleri, periyodik denetimler ve yangın güvenliği raporları gibi süreçleri de kapsadığını ifade etti.
Barut, devletin idari yapıların, yaşam hakkını koruma sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini vurgulayarak, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Yangın güvenliği konusunda eksikliklerin giderilmesi ve denetimlerin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Olayın ardından yürütülen soruşturma ve yargılamaların yanı sıra, olayın öncesinde alınması gereken tedbirlerin de büyük önem taşıdığını belirtti.
Bu tür trajik olayların bir daha yaşanmaması için kamuoyunun, yetkililerin ve ilgili meslek örgütlerinin ortak bir çaba içerisinde olması gerektiğini ifade eden Barut, yaşam hakkının korunmasının temel bir insan hakkı olduğunu hatırlattı. Yangın faciası, hem bir yıl sonraki anmalar hem de önleyici tedbirlerin gerekliliği açısından önemli bir ders niteliği taşımaktadır.