Yeniçağa ilçesine bağlı Eskiçağa köyünde, Zonguldak-Ankara kara yolu üzerinde bulunan bu çay ocağı, yıllardır geleneksel yöntemlerle hizmet veriyor. Emekli şoför İsmail Demir, babasından devraldığı işletmeyi, ormandan topladığı çam, meşe ve köknar odunlarıyla sürdürüyor. Sabah erken saatlerde ocağı yakan Demir, köy halkına ve güzergahı kullanan sürücülere çay sunuyor. 85 yıllık geçmişiyle bu işletme, kurulduğu günden bu yana tüp veya elektrikli ısıtıcı kullanmıyor.
Çay Parası Sorulmaz
İşletmeye kimyasal deterjan girmediği gibi, çay bardakları ocaktan alınan ince elenmiş kül ile yıkanıyor. İsmail Demir, "Burası babamın yeri. 85 yıldır bu işi yapıyoruz. Sabahleyin ateş yanar, akşama kadar odun ateşinde çay demlenir. Zonguldak, Bartın, Kurucaşile ve Ankara’ya giden müşterilerimiz hiç eksik olmaz. Bizde çay fiyatı aranmaz; isteyen verir, isteyen vermez. Burada kimseye çay parası sorulmaz. 5 lira veren de olur, 10 lira, 15 lira, hatta 50 lira veren de; biz onu geri çevirmeyiz. Temizlikte de deterjan kullanmayız; ocak külü çok temizdir; elediğimiz toz külle bardakları ovaladığımızda pırıl pırıl parlar" şeklinde konuştu.
Samimi Bir Ortam
67 yaşındaki daimi müşteri ve köyün eski muhtarı Ramazan Karaduman, "Burası önemli bir yol üstü. Zonguldak, Bartın, Amasra gibi turistik beldelere gidenlerin uğrak noktası. Ben doğduğumdan beri bu kahvehanede odun ateşinde çay içiyorum. Başka yerlerde, Karadeniz sahillerinde de odun ateşinde çay içtim ama buradaki tadı alamazsınız. Bu nostaljik havayı, kahveci arkadaşımızın insanları sıcak karşılamasını, candan ve samimi davranmasını başka hiçbir kahvehanede görmedim" ifadelerini kullandı.
