NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Belçika'nın Brüksel şehrinde gerçekleştirilen NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi. Rutte, toplantının NATO'nun caydırıcılığı ve savunmasını güçlendirmeye odaklandığını, ayrıca Ukrayna'ya destek verilmesinin sürdürüldüğünü ifade etti. Rutte, bugünkü toplantıda gördüklerinin önceki tüm NATO toplantılarından farklı olduğunu vurguladı. NATO müttefiklerinin, 2022 yılında Hollanda'nın Lahey kentinde yapılan NATO Zirvesi'nde GSYH'nin yüzde 5'inin savunmaya ayrılması taahhüdünde bulunduğunu hatırlatan Rutte, bu taahhüdün yerine getirildiğini gösteren somut kanıtların mevcut olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra, bugün NATO'da bir zihniyet değişimi yaşandığına dikkat çekti. Rutte, "Birlik vizyonu ve NATO içerisinde çok daha güçlü bir Avrupa savunması" ifadesini kullandı.
Rutte, ülkelerin savunma harcamalarını artırma konusunda acil olan durumu anladıklarını ve bu doğrultuda adımlar attıklarını belirtti. Danimarka, Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya gibi bazı müttefiklerin yatırım hedeflerine şimdiden ulaştığını veya bu hedefleri aşmış durumda olduklarını ifade etti. Ayrıca, bazı müttefiklerin yatırımlarını birkaç yıl öncesine kıyasla iki kat artırdıklarını da vurguladı.
NATO müttefikleri, Ukrayna'ya destek vermeye devam ediyor ve bu durum, Ukrayna'nın ihtiyaç duyduğu stratejik Amerikan silahlarının Avrupa'daki müttefikler tarafından sağlanan finansman ile temin edilmesini sağlayan Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi (PURL) girişimi sayesinde gerçekleşiyor. Rutte, "Ukrayna daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. Geçen hafta Kiev'de Başkan Zelenskiy'e söylediğim gibi, NATO Ukrayna'nın yanındadır. Güvenliğimiz birbirine bağlıdır. Hepimiz bu acımasız savaşın adil ve kalıcı bir şekilde sona ermesini istiyoruz" dedi.
Basın toplantısında, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in toplantıya katılmamasıyla ilgili bir soruya Rutte, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesine daha fazla ağırlık vermeye başladığını ancak NATO ittifakına "sağlam bir biçimde demirlemiş" olduğunu ifade etti. Rutte, ABD'nin kendi güvenliği için de NATO içinde güçlü bir Avrupa varlığına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. "Gördüğümüz şey, ABD'nin tamamen demirlenmiş olduğu bir NATO'dur. Aynı zamanda Avrupa'nın Kanada ile daha fazla sorumluluk aldığı ve daha fazla liderlik rolü üstlendiği bir NATO'dur. Dolayısıyla, daha güçlü bir transatlantik ittifakın varlığı söz konusudur" dedi.
Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi (PURL) çerçevesinde finansman sıkıntısı yaşanıp yaşanmadığı ve AB'nin 90 milyar euroluk kredisinin bu girişim için kullanılmasının mümkün olup olmadığı yönünde bir soruya Rutte, "Ukrayna'ya hayati ABD ekipmanı akışının devam edeceğinden eminim" şeklinde yanıt verdi. Rutte, "Bunu yapmak için yeterli parayı da bulacağız. Paranın tam olarak nereden geleceği ve hangi kalemden karşılanacağı konusunu bana bırakın. Paranın hazır olmasını sağlamak için elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı.
Rutte, NATO içinde ittifak içi kriz endişesi olmadığını belirtti. ABD'nin Grönland'a ilişkin toprak talebi sonrası NATO ittifakının krizin eşiğinden döndüğünü ve bunun tekrar etmesini nasıl engelleyecekleri yönünde bir soruya Rutte, "NATO, özgür medyaya sahip demokrasilerin oluşturduğu bir koalisyondur. Bu da NATO içinde tartışma ve görüş ayrılıklarının yaşanabileceği anlamına gelir. Daha önce de bunu gördük ve bu konuda bir endişem yok" dedi. Rutte, NATO'nun bir iki yıl öncesine göre daha iyi durumda olduğunu belirtti.
Bosna Hersek'in güvenliği hakkında da güçlü mesajlar veren Rutte, "NATO, Bosna Hersek'te bir güvenlik boşluğunu asla kabul etmeyecektir. Bunun manasını biraz muğlak bırakıyorum zira ne demek istediğimi anlayacaklardır. Bunun gerçek ve olumlu olduğunu da garanti ediyorum" dedi.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius'un NATO'nun "daha Avrupalı" hale gelmesi gerektiğine yönelik açıklamalarına değinen Rutte, "Kendisi haklı. Daha Avrupalı liderliğe sahip olan bir NATO'ya ihtiyacımız var. Bu, Avrupalıların daha fazla savunma harcaması yapması ve daha fazla sorumluluk alması demektir" şeklinde konuştu. Rutte, "Kuzey Amerika ve Avrupa her zaman birlikte kalacak. Ancak Avrupalılar, NATO'nun bu bölümünde daha fazla sorumluluk alacak" ifadelerini kullandı.