Bursa Mustafakemalpaşa'da Maddi Hasarlı Trafik Kazasında Araç Mahrumiyet Bedeli Tartışılıyor

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana gelen bir trafik kazası sonrası araç mahrumiyet bedeli üzerinden başlatılan icra takipleri, sigorta ve hukuk alanında tartışmalara yol açtı. Kaza sonrası yaşanan gelişmeler, maddi hasarlı kazalarda bu tür uygulamaların kötüye kullanılıp kullanılmadığına dair endişeleri artırdı.

Bursa Mustafakemalpaşa'da Maddi Hasarlı Trafik Kazasında Araç Mahrumiyet Bedeli Tartışılıyor
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana gelen bir trafik kazası sonrası araç mahrumiyet bedeli üzerinden başlatılan icra takipleri, sigorta ve hukuk alanında tartışmalara yol açtı. Kaza sonrası yaşanan gelişmeler, maddi hasarlı kazalarda bu tür uygulamaların kötüye kullanılıp kullanılmadığına dair endişeleri artırdı.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşanan bir trafik kazası, maddi hasar süreçlerini yeniden gündeme getirdi. Araç kiralama bedeli üzerinden başlatılan ilamsız icra takiplerinin kötüye kullanım ihtimali, sigorta sektöründe ve hukuk alanında tartışmalara yol açıyor. Kazanın yaşandığı gün, 11 Aralık 2025 tarihinde sabah saat 08.30 civarında, R.Z. isimli bir anne, 6 yaşındaki kızını okula götürürken park halinde bulunan S.E.'ye çarptı. Olay sonrası anne ve kızı hafif yaralanırken, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldılar. Trafik ekipleri, kaza yerinde gerekli incelemeleri yaparak tutanak tuttu.

R.Z., kazadan sonra S.E. ile anlaşma sağladıklarını düşündü. Ancak, iki ay sonra, 2 Şubat 2026'da PTT aracılığıyla kendisine ulaşan icra tebligatı ile büyük bir şok yaşadı. Tebligatta, 30 bin TL asıl alacak ve faizleriyle birlikte yaklaşık 31 bin TL talep ediliyordu. R.Z., harç, avukatlık vekâlet ücreti ve faizler dahil toplam 44 bin 308 TL ödeme yaptı.

Daha sonra durumunu araştıran R.Z., talep edilen miktarın, kazaya karıştığı S.E. tarafından istenen "ikame araç bedeli" olduğunu öğrendi. R.Z., tamir için sanayide 20 gün kalmayan aracına, 20 günlük ikame araç bedeli talep edildiğini ve karşı tarafın bu süreçte araç kiralamadığını, ikinci bir araç satın aldığını iddia etti. R.Z., "Üç ayrı kaza, üç ayrı icra dosyası ve her seferinde yaklaşık 30 bin TL talep edildiği düşünüldüğünde, insanın aklına ister istemez ’üç kaza, üç icra, üç kez 30 bin TL; toplamda 90 bin TL’lik bir talep mi söz konusu’ sorusu geliyor" diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.

R.Z., kazadan sonra İstanbul merkezli bazı avukatlar tarafından arandığını, kendisine "araç değer kaybı" ve "ikame araç bedeli" için başvuru yapabileceği söylendiğini belirtti. Aynı şekilde karşı tarafın da benzer bir yönlendirme almış olabileceğini düşündüğünü ifade etti. Sigorta uzmanları ise Türkiye’deki trafik kazaları sonrası kusursuz tarafın talep edebileceği iki önemli hakkın bulunduğunu, bunların aracın değer kaybı ve mahrumiyet bedeli olduğunu söyledi.

Sigorta Uzmanı Cenk Cucur, mevcut kasko poliçelerinin yasada bulunan boşlukları kapamadığını ve vatandaşların itiraz etmediği takdirde yüksek meblağlarla karşılaşabileceğini belirtti. Ayrıca, bazı kişilerin araç kiralamadığı halde sahte belgelerle ödeme talep edebildiğine dikkat çekti. Bu durumun ilamsız icra takiplerini devreye soktuğunu ve mağdurların yedi gün içinde itiraz etmemesi durumunda sürecin kesinleştiğini aktardı.

Yargıtay ise, araç kiralandığına dair belge sunulmasa bile hâkimin, Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca zararı belirleyebileceğini açıkladı. Avukat Fatma Akar, haksız fiilden doğan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu hatırlatarak, vatandaşların e-Devlet üzerinden haklarında icra takibi olup olmadığını kontrol etmelerinin faydalı olabileceğini vurguladı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin