Bursa Nilüfer'de Atatürk ve Cumhuriyet’in İzleri Üzerine Söyleşi Gerçekleşti

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi kapsamında, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal yıllarından Cumhuriyet dönemine geçiş sürecini katılımcılara aktardı. Arslan, Bursa'nın tarihsel öneminin yanı sıra, Cumhuriyet modernleşmesindeki rolünü vurguladı.

Bursa Nilüfer'de Atatürk ve Cumhuriyet’in İzleri Üzerine Söyleşi Gerçekleşti
Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi kapsamında, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal yıllarından Cumhuriyet dönemine geçiş sürecini katılımcılara aktardı. Arslan, Bursa'nın tarihsel öneminin yanı sıra, Cumhuriyet modernleşmesindeki rolünü vurguladı.
Google News'te Abone Ol

Nilüfer Belediyesi'nin düzenlediği "Tematik Buluşmalar" etkinliğinde, Bursa Uludağ Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, "Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir" konulu söyleşide önemli bilgiler paylaştı. Etkinlik, Nazım Hikmet Kültürevi'nde gerçekleştirildi ve katılımcılar, Bursa'nın sosyal, ekonomik ve kültürel değişim sürecini dinleme fırsatı buldular.

Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa'nın tarihi kimliğinin genellikle "Osmanlı'nın ilk başkenti" olarak bilindiğini belirtti. Ancak, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki kritik rolünü de vurgulayarak, bu dönemin öneminin Osmanlı dönemine eşit olduğunu dile getirdi. Ayrıca, 19. yüzyılın sonlarında Bursa'nın kozmopolit yapısının ve güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgali nedeniyle büyük bir zarara uğradığını hatırlattı. Arslan, "İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yaradır. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri haline gelen bu şehri yeniden inşa etmiştir" dedi.

Atatürk'ün Bursa'yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu ziyaretlerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu bilgileri paylaştı: "Atatürk, Mudanya Mütarekesi'nden hemen sonra Bursa'ya gelerek, henüz saltanatı kaldırmadan toplumun nabzını yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı'nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Bursalılar, kanunlar çıkmadan önce Atatürk'ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, halkla iç içe olmayı severdi, bu samimiyet devrimlerin toplumda yayılmasına yardımcı oldu."

Doç. Dr. Arslan, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte endüstriyel bir boyut kazandığını ve Merinos ile Gemlik Suni İpek fabrikalarının bu dönüşümde önemli rol oynadığını belirtti. Bu fabrikaların sadece üretim alanları değil, aynı zamanda sinema, spor alanları ve sosyal tesisleri ile modern yaşam kültürünü kente getiren merkezler olduğuna dikkat çekti.

Konuşmasının sonunda Arslan, 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin tanıklar tarafından "hayal edilemez" olarak nitelendirildiğini ifade etti. "Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehir, sanayisi ve eğitimli kadınlarıyla modern bir kent haline getirildi. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa'nın her sokağında iz bırakmıştır" dedi. Etkinlikte katılımcıların sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan'a günün anısına bir hediye verildi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin