Bursa Nilüfer'de "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" Etkinliği Sinema ve Yemek İlişkisini İnceledi

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde düzenlenen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" etkinliği, sinema ve yemek kültürünü bir araya getirdi. Şubat ayında "Boran Geldi Kış Geldi Safa Geldi Hoş Geldi Sinemalarda" temasıyla gerçekleştirilen bu buluşmada, katılımcılar Bursa’nın sinema geçmişine dair zengin bir yolculuğa çıktı.

Bursa Nilüfer'de "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" Etkinliği Sinema ve Yemek İlişkisini İnceledi
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde düzenlenen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" etkinliği, sinema ve yemek kültürünü bir araya getirdi. Şubat ayında "Boran Geldi Kış Geldi Safa Geldi Hoş Geldi Sinemalarda" temasıyla gerçekleştirilen bu buluşmada, katılımcılar Bursa’nın sinema geçmişine dair zengin bir yolculuğa çıktı.
Google News'te Abone Ol

Nilüfer Belediyesi’nin akademik ve kültürel birikimini harmanlayarak düzenlediği "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" etkinliği, bu kez sinema ve yemek ilişkisini ele aldı. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırlayıp sunduğu etkinlik, "Boran Geldi Kış Geldi Safa Geldi Hoş Geldi Sinemalarda" temasıyla sinemanın ve mutfak kültürünün etkileşimini derinlemesine inceledi. Etkinliğe konuk olan Prof. Dr. İlkay Kanık, katılımcılara Bursa’nın sinema tarihinden Yeşilçam mutfağına kadar geniş bir perspektif sundu.

Etkinlik, sinema kültürünün ayrılmaz parçaları olan Uludağ Gazozu ve patlamış mısır ikramıyla başladı. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, Bursa’nın sinema geçmişine dair önemli bilgiler aktardı. 1923 yılında Türk kadınlarının ilk kez rol aldığı "Ateşten Gömlek" filminin Bursa’da gösterilen ilk film olduğunu belirten Varlı, ilk sesli Türk filmi olan İstanbul Sokakları’nın da yine Bursa’da çekildiğini hatırlattı. Bu bilgiler, katılımcılarda Bursa’nın sinema tarihine yönelik bir farkındalık oluşturdu.

Prof. Dr. İlkay Kanık, konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sinemaya verdiği önemi vurguladı. Atatürk’ün bir sinema senaryosu yazdığını ve sinemanın milletin çağdaşlaşmasındaki önemine inandığını ifade eden Kanık, bu vizyonun Yeşilçam’ın doğuşuna zemin hazırladığını belirtti. Kanık, Türkiye’de ilk film gösteriminin 1897 yılında yapıldığını ve o tarihten bu yana film sektörünün büyük bir gelişim gösterdiğini açıkladı. Türk filmlerinde yemeklerin ve farklı lezzetlerin sıkça ön plana çıktığını da ekledi.

Ses ve Lezzet Eşleşmesi

Etkinlikte katılımcılara, dinledikleri müziklerle tattıkları lezzetler arasındaki duygusal bağı keşfetmeleri amacıyla anketler dağıtıldı. Ratatuy, Neşeli Günler, Tosun Paşa, Muhsin Bey ve Chocolat gibi filmlerden kesitler paylaşılırken; çiğ köfte, kuru fasulye, boza ve çikolata gibi yiyeceklerin sahneleriyle eşleştirildiği lezzet deneyimleri gerçekleştirildi.

Etkinliğin sonunda ise Bursa’da çekilen "Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?" filmi üzerinden gölge oyunu, semai kahvehaneleri ve bozahaneler eşliğinde eski Bursa’nın kültürü ele alındı. Prof. Dr. İlkay Kanık, bu tür anlatıların toplumsal dönüşümü yansıttığını belirterek, filmlerdeki sofralar, pazarlar ve yemeklerin dönemin ve bölgenin canlılığını yansıttığını ifade etti. Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar etkinliği, önümüzdeki aylarda farklı temalarla devam edecek.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin