Uluabat Gölü, Türkiye'nin "Yaşayan Göl" unvanına sahip tek gölü olarak, zengin biyolojik çeşitliliği ve çeşitli kuş türlerine ev sahipliği yapmasıyla dikkat çekiyor. Küçük karabatak, alaca balıkçıl, kaşıkçı gibi birçok kuş türünü barındıran göl, aynı zamanda balıkçılık ve turizm açısından önemli bir merkez konumunda. Son yağışlarla birlikte göldeki su seviyesi yükselirken, bu durum, bölgedeki halk arasında mutluluk yarattı.
Gölyazı Köyü halkı, geçtiğimiz yıl su seviyesinin düşmesi nedeniyle "Gölümüz kuruyacak mı?" kaygısını taşırken, bu yıl gelen yağmurlar ve Uludağ'daki karların erimesiyle göl yeniden canlandı. Gölün su seviyesi, yaklaşık 10 yılın ardından ilk kez bu kadar yükseldi ve kıyılara kadar ulaştı.
Küçük Venedik Yeniden Görünür Oldu
Avrupa'nın en güzel kasabalarından biri olarak bilinen Gölyazı Mahallesi, yükselen sularla "Küçük Venedik" benzetmesini yeniden gerçekleştirdi. Evlerin önüne kadar ulaşan göl suları, bazı sokakları da doldurdu ve kafelerin merdivenleri suya gömüldü. Mahalledeki kayıklar yüksek yerlere çekilirken, göl kıyısındaki yürüyüş alanları suyla kaplandı.
10 Yıldır İlk Kez Bu Kadar Su Var
Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer, bu yılki yağışların çok iyi olduğunu belirterek, "10 yıldan beri bu kadar su geldi. Gölümüzün ömrü uzadı. En derin yeri 3 metreden 10 metreye çıktı" şeklinde konuştu. Geçen yıl suyun çekilmesi nedeniyle kaygı duyduklarını ifade eden Topsezer, şu anda gölün durumundan memnun olduklarını belirtti.
Topsezer, göldeki temiz su girişinin balıkların üremesi açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, "Su çok olunca balıklar ormanın, sazlıkların içine kadar gidiyor ve yumurta bırakıyor. Bu yıl iyi bir üreme dönemi geçireceğiz ve balık bollaşacak" dedi. Ayrıca, göldeki suyun korunması için kapak yapılmasını talep ettiklerini, bu sayede göl suyunun denize akmayacağını da sözlerine ekledi.