Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar, kalp krizinin uzun yıllar boyunca yalnızca ileri yaş hastalığı olarak değerlendirildiğini, ancak genç bireylerde de bu durumun değiştiğini ortaya koyuyor. ABD Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi'nin verilerine göre, 2019 yılında 18-44 yaş grubundaki yetişkinlerin yalnızca yüzde 0,3’ü kalp krizi geçirirken, bu oran 2023 yılı itibarıyla yüzde 0,5’e yükseldi. Bu dört yıllık süreçte gençlerde kalp krizi görülme sıklığında yaklaşık yüzde 66’lık bir artış yaşanırken, aynı dönemde diğer yaş gruplarında bu oranın azaldığı dikkat çekiyor.
Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Hamidi, genç yaşta görülen kalp krizlerinin artık istisna olmaktan çıktığını belirterek, “Poliklinikte yalnızca ileri yaştaki hastaları değil, 30’lu hatta 20’li yaşlardaki bireyleri de ciddi kalp-damar hastalıkları nedeniyle değerlendiriyoruz. Genç olmak, kalp krizine karşı koruyucu değildir. Özellikle yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği ve obezite gibi risk faktörleri genç yaşlarda ortaya çıktığında damar yapısında ilerleyici hasarlar oluşabiliyor” ifadelerini kullandı.
Genç Kadınlarda Risk Arttı
Kalp krizi, erkeklerde daha sık görülmeye devam etse de son yıllarda yapılan çalışmalarda genç kadınlarda kalp krizi görülme sıklığının arttığı ve sonuçlarının erkeklere göre daha ağır seyrettiği ortaya çıkmıştır. Dr. Hamidi, kadınlarda belirtilerin zaman zaman farklılık gösterebileceğine dikkat çekerek, göğüs ağrısının yanı sıra nefes darlığı, mide bulantısı, sırt ve çene ağrısı gibi şikayetlerin de önemsenmesi gerektiğini vurguladı.
COVID-19'un Etkileri Araştırılıyor
Bilimsel çalışmalar, COVID-19 enfeksiyonunun kardiyovasküler sistem üzerinde uzun süreli etkiler bırakabileceğine işaret ediyor. Pandeminin ilk yılında kalp krizine bağlı ölümlerde artış gözlenirken, özellikle 25-44 yaş grubunda dikkat çekici bir yükseliş kaydedildi. Güncel araştırmalar, COVID-19 geçiren bazı genç bireylerde enfeksiyon sonrası kalp krizi riskinin artabileceğini, ancak COVID-19 aşılarının kalp krizi riskini artırmadığını, aksine enfeksiyona bağlı kardiyovasküler komplikasyonları azaltarak koruyucu bir etki sağladığını gösteriyor.
Risk Faktörlerinin Kontrolü Önemli
Kalp damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu söyleyen Dr. Hamidi, genç yaşta düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. “Kalp krizini önlemenin en etkili yolu risk faktörlerini erken dönemde tespit etmektir. Yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği yıllarca belirti vermeden ilerleyebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durmak, ideal kiloyu korumak ve yeterli uyku gibi yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığını korumada son derece etkilidir. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan bireylerin gecikmeden kardiyolojik değerlendirmeden geçmesini öneriyoruz” şeklinde konuştu.
Uzmanlar, genç yaşta görülen göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, açıklanamayan halsizlik ve efor kapasitesinde azalma gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, erken teşhis ve tedavinin kalıcı kalp hasarını önlemede hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.